Dopamin (DOPA), sinir hücreleri arasında mesajlar gönderen bir kimyasal nörotransmiterdir.Vücudunuzun sorunsuz çalışmasına yardımcı olmak için hormonlarla birlikte çalışır.

Dopaminin en aktif olduğu alanlardan biri bazal gangliadır. Hem substantia nigra hem de ventral tegmental alan, striatuma dopaminerjik sinyaller gönderir.

Dopaminin ana rolü duygudurum, uyku ve davranışları düzenlemektir. Duygu, motor beceri kontrolü, odaklanma gibi durumlarda önemli roller oynar ve zevk ve coşkuyu sağlar.Dengesiz dopamin; depresyon, apati, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), şizofreni, psikoz, parkinson hastalığına neden olabilir.

Testosteron; libido, kas gücü ve kütle, kemik yoğunluğu, canlılık, vücut yağ dağılımı, yüz ve vücut kılı, kırmızı kan hücrelerinin üretimi üzerine kurulu olan temel androjendir. Dengesiz testosteron;kas kütlesindeki azalmaya, uyku düzenindeki değişimlere ve öz saygının azalmasına neden olabilir.

Testosteron ve dopamin iki yönlü bir ilişkide yakından bağlantılıdır. Dopamin testosteronu düzenler ve testosteron dopamini düzenler. Testosteronun testislerden salınması, hipotalamus-hipofiz-gonadal aksın bir parçası olarak beyinde düzenlenir. Beyinde bulunan hipotalamus, gonadotropin salgılatıcı hormon (GnRH) adı verilen bir hormon salgılar ve bu da hipofiz bezini Lutenizing Hormonu (LH) olarak adlandırılan bir hormonu serbest bırakır. Bu hormon daha sonra testisleri testosteron üretmek için uyarır.

Dopaminin hipotalamus-hipofiz-gonadal aks ve testosteron üretimi üzerindeki önemini göstermek için, Endokrinoloji dergisinde yapılan bir çalışmada, sıçanlara dopamini azaltan bir çözelti verildiğinde GnRH’nin% 67 oranında azaldığı gözlenmiştir. Yeterli GnRH olmaksızın hipofiz bezi testislere LH göndermek için yeterli uyaran alamaz, bu da düşük testosteron ile sonuçlanır.

Amerikan Psikiyatri Dergisi’nde yayımlanan bir çalışmada, 9 erkeğe nörotransmitter blokerler verildiği zaman, LH’nin önemli ölçüde düştüğü ve prolaktin hormonunda önemli bir artış olduğu bulunmuştur. Prolaktin, testosteronu azaltır ve doğrudan dopamine karşı çalışır.

Dopamin ve testosteron önemli bir ilişkiyi paylaşır ve erkek cinsel işlev sağlığında önemli bir rol oynar. Ön medial beyin demeti, hipotalamusun medial preoptik anterior bölgesi ve bununla ilgili limbik-hipokampal yapılar ve orta beyinin ventral tegmentumu cinsel davranışı kontrol eden başlıca nöroanotomik alanlardır.

Bir çalışmada, farelerin medial preoptik alanında dopamin fonksiyonunu arttıran mikro enjeksiyon kimyasallarının, cinsel aktivitede artışa neden olduğu bulunmuştur. Başka bir çalışmada, kısırlaştırılmış erkek sıçanların cinsel aktiviteye ilgi göstermediği ve medial preoptik alanlarında dopamin salınımı olmadığı görülmüştür. Testosteron enjeksiyonlarından sonra, bu hadım edilmiş sıçanlar, cinsel ilişkiye girdiler ve medial preoptik alanda dopamin salınımı da bir artış gösterdi.

Bu çalışmalar, dopaminin cinsel yolla ne kadar önemli olduğunu ve testosteronun medial preoptik alanda salınımını düzenlemek için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Yani testosteron beyin dopamin salınımını teşvik edebilir ve düşük testosteron bunu baskılar. Dopaminin de testosteron üzerinde aynı etkiye sahip olduğu anlaşılmaktadır. Birçok depresyon olgusunun düşük testosteronun bir sonucu olabileceğini belirtmek gerekir.Düşük testosteron seviyeleri depresyona neden olabilir. Antidepresanlar ise testosteron düzeylerini düşürmek ve cinsel dürtüleri baskılamalarıyla bilinirler. Bu durumda bir antidepresan alındığında, testosteron seviyeleri daha fazla bastırılır, bu da daha düşük dopamin ile sonuçlanır ve bu kısır döngü devam eder.

Sadece libido ve cinsel işlev için değil hücresel büyüme, iyileşme, kas kütlesi ve kemiklerin korunması ve opioid reseptörlerinin merkezi sinir sistemi bakımı, kan beyin bariyeri ve dopamin-norepinefrin aktivitesi için erkeklerde ve kadınlarda yeterli testosteron seviyeleri gereklidir. Vücuttaki bu iki kimyasal arasındaki bağlantıyı anlamak çok önemlidir ve çok daha fazla dikkat edilmelidir.

Author

Comments are closed.