Tag

erkek adam

Browsing

Gerçeklerden kaçmak… Kötü gerçekler ile yüzleşmektense, güzel yalanlara sarılmayı yeğleriz. Tabi ki burada “kötü” gerçekler demek yanlış olur çünkü gerçek sizin ona yüklediğiniz anlamdan bağımsız bir şekilde oradadır. Sizden bağımsız bir şekilde var olan, siz onu görseniz de, görmezden gelseniz de var olacak olandır. Sabah uyandın, sevmediğin bir iş için hazırlandın, sonrasında akşam izleyeceğin filmi, bitirmek istediğin oyunu ve ya diziyi düşündün. Zaman geçti, alışkanlığın bu oldu, kaçırdığın hayatı, yayıldığın koltukta elindeki ekrandan görüyorsun, sonra arkana bir de yastık alıp devam ediyorsun. Dışarda kaçırdıklarının farkında olarak, günlük rutinine daha fazla tutunmak, içindeki boşluğun giderek büyüdüğünü ve var olmanın anlamını giderek kaybettiğinin bir göstergesi. Kendinin en iyi versiyonu haline gelmek yerine, dışarıdaki gözlemcilerin onaylayacağı bir konuma ite kaka gelip “yaşasın artık beni yargılamıyorlar” şeklinde görünmez olmayı sen seçtin. Etrafın dokusuna bürünüp hareketsiz kalmak güzel bir kamuflaj yöntemidir, sizi görünmez yapar. Evet, belki hayatta kalırsınız fakat bu pek de yaşayacağınız anlamına gelmez.…

Sadece öz güvenli olmak, öz güvenli olduğunu bilmek yetmez. Etrafınızdaki kişilerin; sahip olduğunuz öz güveni, en az sizin kadar farkında olmasını sağlamak gerekir. Peki bunu nasıl yapacağız? Birçok aşamanın birlikte kullanılması sonucunda bir algı oluşturmalıyız. Bu algıyı oluşturmadaki en önemli etmen ise, birazdan size söyleyeceğim kuralların hepsine; her yerde, her zaman dikkat etmenizdir. Etrafınızda sizi izleyen kimse olmadığını bu görevi zevkle kendiniz yapmalısınız. Kendinizi, kendinize ikna etmek, ileriye doğru attığınız her adımda biraz daha zorlaşacak fakat bu durum sizin sürekli ilerlemenizi sağlayacak. Çerçeve: Basitçe, kendi kurallarınız ve bakış açılarınızı sözlü olmayan bir ifade ile karşı tarafa dikte etmektir. İki kişinin konuşmasında tek çerçeve söz konusu olabilir ve bu genellikle öz güveni yüksek olanınkidir. Burada dikkat edilmesi gereken, karşınızdaki kişinin sizin çerçevenizin içine girmesini sağlamaktır. Bir direnç oluşturmadan bunu yapmak gerekir. Bunun en kolay yöntemlerinden bir tanesi çerçevenin sınırlarını çizmektir. Çerçevenin kontrolünün elinizde olduğunuzun belli başlı göstergeleri vardır; Beden diliniz ve…

Erkekler, aşkın aşk olarak yeterli olduğuna inanır; kadınlar ise aşk konusunda fırsatçıdır. Aşk; tanımı tarih boyunca birçok kez değişen, içerisinde herkesin kendisinden bir şeyler bulabildiği çok geniş, karmaşık bir o kadar da basit ve sade bir olgu. “İki kişinin bir birine karşı duyduğu aşırı sevgi ve bağlılık duygusu.” Ne kadar masum bir tanım değil mi? Oysa “aşk” insanlarda hatırlattığını masumane duygulardan ziyade yaşattığı acılar ile daha ünlüdür. Duygunun çeşidi her ne olursa olsun aşırıya kaçtığı zaman karar verme yetimize zarar verir. Kara verme yetisi zarar görmüş bir insan ise kendisine ve çevresine zarar verecektir. İster bu duygu direkt kötü bir duygu olsun, nefret gibi; isterse iyiliğin temsili bir duygu olsun, sevgi gibi fark etmez. Aşırıya kaçmış duygular mantıklı, ana uygun karar vermemizi engellediği için bizi zarara uğratır. Kırmızı Hap felsefesinin mantığında yanlış anlaşılan nokta, bu felsefenin kişileri duygusuz bir hale getirdiği ve ilişkilerden kopardığı anlayışıdır. Sizlere ne duygusuz olmanız,…

Günümüz dünyasında Maskülen erkek olmak zor bir iştir çünkü mevcut düzende desteklenen politikalarla birlikte erkek davranışları o kadar çok iğdiş edilmiştir ki; sadece erkek olduğumuz için özür dilememiz beklenir hale geldi. Lgbt topluluklarının, politik doğrucuların, feminist akımın gözünde “Erkek” olmaya çalışmak potansiyel suçlu olmak demek. Bir erkek kendi istediğini yapar. Sorumlulukları sadece kendisine aittir. Kararlarını kendisi alır, istediği şeylere kendi çabasıyla ulaşır. Tutkularının peşinden gider. Desteklenen ve olması istenen erkek profili nasıl peki; kendisine dayatılanı yaşasın, cinsel dürtülerinden utansın, kendi benliğini ilan edemesin. Bir o kadar da ikiyüzlü bir beklentidir bu. Beğendiği kişilerin ise bu şekilde davranmasını istemezler. Onlar kendi isteklerini yerine getirebilmek, kendi hatalarının sorumluluğunu bir başkasına yıkabilmek için, hiyerarşiden üstte olanlar haricinde, kendi değerini elde edebilmişlerin haricindeki herkesten kendi kurallarına uymalarını beklerler. Hiyerarşide aşağıda olan ezici çoğunluğun isteklerini bir erkek olarak elde edememesi; onları kendilerine dayatılanı yaparsa, “belki” bir şeyler elde edebilirim umuduna doğru…

Bir kadına sevgili olmayı teklif etmezsiniz. Bu tabiri her ne kadar sevmesem de kullanmak zorundayım, çıkma teklifi etmezsiniz. Her zaman, her şart ve koşulda ödülün siz olduğunuzu hatırlamalı; doğal düzende kadının üremek için tekeşli (monogamik) veya belli bir süre tekeşli kalması gerektiğini ve bunun için en iyiyi seçecek olduğunun bilinmesi, erkeğin ise çok eşli (poligamik) olunduğunun farkında olunmasıdır. Yani kendi değerini bilen, rolünün farkında olan bir erkek olarak sizler bir ilişkinin peşinden koşmazsınız. İlişki hayalleri içerisinde karşınızdaki kişiye yaklaşmazsınız. Bir kadına onunla ilgilendiğinizi bakışlarınızla ve davranışlarınız ile belli edersiniz. Öz güven sahibi, kendinden emin bir kişi olarak kadına yaklaşırsınız, cüretkâr davranırsınız. Bakışlarınızla onu beğendiğinizi belli eder sonra bunu davranışlarınıza yansıtırsınız. O kadının yanında sağlam bir duruş sergilersiniz. Kadınlar kendileriyle ilgilenen erkeği tespit etme konusunda; bir erkeğin kendisiyle ilgilenen kızı tespit etmesinden çok daha başarılıdır. Kadınlar oyunun doğal oyuncularıdır. Birçok erkek, mavi hap felsefeleriyle iğdiş edildiği için kadınların ilgilerini…

Evli olmadığın veya 6 ay içerisinde evlenmeyi planlamadığın bir kadın ile aynı evde yaşama. Rollo Tomassi’nin Demirden Kanunlar serisine kaldığımız yerden devam ediyoruz. Özgürlük dediğimiz kavramı birçok insan yanlış anlıyor. Özgür olmak; sınırlara tâbi olmamak; kısıtlamaya, koşullara, zorlamaya bağlı olmamaktır. Tamını bu şekilde olan ifadeyi, kendi hayatımıza hem somut hem de soyut olarak, sınırlar olmadan yansıtamayız. Sınırlar olmadan özgürlüğün olması mümkün değildir. Özgürlüğününüz kendi belirli sınırlar içerisinde yaşayabilirsiniz. Ancak bu şekilde ortak bir özgürlük anlayışı oluşturabilir. Sınırların, sınırlamaların olduğu fakat bunların içerisinde kişilerin özgür olduğu bir düzen olmalıdır. Eviniz sizin toplumdan izole olduğunuz, kendinizle baş başa kaldığınız, gardınızı indirdiğiniz güvenli alanınızdır. Burada konfor alanındaki gibi bir güvenli alandan bahsetmiyorum. Burası; sizin “kişisel hayatınızın, bireysel özgürlüklerinizin” güvence altına alındığı yerdir. Bireysel veya başkalarıyla yaşayacağınız özgürlük için sizin sahip olduğunuz sınırlardır. Evlilik dediğimiz olay; iki insanın aynı sınırları kullanarak, aynı sınırlar içerisinde birbirine bıraktıkları yer kadar…

Cinsel hayattaki problemlerin çok büyük sebeplerinden birisi “Performans Anksiyetesidir”. Erken boşalmaya, ereksiyon olama, orgazm olmama gibi birçok sorunun temelinde yatan bir sebeptir. Öncelikle şunu söylemem gerekiyor eğer cinsel hayatınızda sürekli bu tarz problemlerle karşılaşıyorsanız yapmanız gereken ilk şey bir doktor ile görüşmek olmalıdır. Bir rahatsızlığı; psikolojik bir şeye dayandırmadan önce, aynı soruna sebep olabilecek patolojileri dışlamak gerekmektedir. Her şeyi çekinmeden rahatça konuşabileceğiniz bir doktor bulun ve onun önerilerini dinleyin. İnternetten okuduğunuz yazılara göre kendinize teşhis koymaya çalışmayın. Anksiyete; kaygı demektir. Gün içerisinde, gerek kısa vadede gerek uzun vadede bizi strese sokacak birçok olaya maruz kalıyoruz. Bazen kendi kendimizi stresli bir duruma sokarken bazen de elimizde olmayan sebeplerden dolayı stres altında kalıyoruz bu stresler birikip bizde kaygıyı oluşturuyor. Vücudumuzun stresli durumlara karşı geliştirdiği bir hayatta kalma sitemi vardır; sempatik sinir sitemi. Sempatik sinir sistemi doğanın sert yaşam şartlarında hayatta kalmak için gelişmiş bir sistemdir. Bu sistem bir tehlike anında ışığı daha…

Mavi haplı düşünce; erkekleri toplumsal rollerinden saptırdı. İzlediğimiz filmler, gazetelerde yapılan haberler, sosyal medyada bizlere dayatılan hayatlar, 3.dalga feminist propagandalar –toplumsal ahlak kurallarını arkalarına aldıkları destekli güçlerle herkese dayatmaya çalışan ve buna uymayanları çeşitli politikalar ile sindirmeye çalışan güruhtan bahsediyorum- , popülizm ve politik doğruculuk; bugün erkekleri doğru zannedilen yanlışlar dünyasında yaşamaya zorluyor. Her türlü zorluğu yaşamaya mecbur bırakılmış, tanımadığı kişiler için fedakârlık yapmak zorunda kalan, yeteri kadar değere sahip değilse canının bile değeri olmayan,  “güçlü” erkek olma algısı çarpıklaştırılıp bunun kötü bir şey olduğu öğretilen, erkek olduğu için bile hatalı ve potansiyel olarak hata yapmaya meyilli olduğunu kabul eden, toplumda yaşadığı problemlerin önemsenmediği ve “erkeksin yaparsın, halledersin” denildiği; karşı cinsle olan ilişkilerinde tasmalı bir köpek olması öğütlenen, bu ilişkiler içerisinde kendi önemi olmadan sadece karşısındaki kişiye maddi ve manevi bir sağlayıcı olması söylenen, kendi farkındalığında olduğunda istekleri ilk paragrafta değindiğim olgular sayesinde bastırılan bir erkek modeli ortaya çıktı. Erkek…