Tag

erkek

Browsing

Kadınların sizi test etmek için kullandıkları shit testi varsa, erkeklerinde onların bu shit testlerini savuşturacak ve sadece bununla kalmayıp size karşı oyun kurmasını engelleyecek ve cinsel gerilimi arttırarak çekim oluşturmak üzere kullanabileceği silahları var. Eğlenen ustalık. Haylaz bir erkek çocuğu düşünün. Tüm davranışlarının tek bir amacı var, eğlenceye aç ruhunu doyurmaya çalışmak! Bir kızın saçını çekerken, tek düşündüğü o kızın ne hissettiği değildir, sadece dürtülerle yaklaşmak ve eğlenmektir. Onun kendini eğlenme isteği, kendi öz güveni doğal bir çekicilik oluşturur. Kendi isteklerine odaklanırken eğlenebilen ve bunları yaparken doğal bir çekicilik oluşturabılenler “eğlenen ustalardır.” Çocuklar doğal alfalardır, kendi aralarındaki hiyerarşileri oluşur fakat onlardan “alfa” özellikleri yetişkinler tarafından iğdiş edilir. Bu doğal çekiciliği yeniden elde etmemiz gerekiyor fakat bunu tabi ki yetişkin iken bir kadının saçını çekerek elde edemeyiz. Bu çekiciliği bir doğal alfa gibi elde edebilmek ve tabi ki eğlene bilmek için manipülasyon yollarını, öz güvenimizi doğru şekilde kullanmalıyız. Bir çok yerde…

Gerçeklerden kaçmak… Kötü gerçekler ile yüzleşmektense, güzel yalanlara sarılmayı yeğleriz. Tabi ki burada “kötü” gerçekler demek yanlış olur çünkü gerçek sizin ona yüklediğiniz anlamdan bağımsız bir şekilde oradadır. Sizden bağımsız bir şekilde var olan, siz onu görseniz de, görmezden gelseniz de var olacak olandır. Sabah uyandın, sevmediğin bir iş için hazırlandın, sonrasında akşam izleyeceğin filmi, bitirmek istediğin oyunu ve ya diziyi düşündün. Zaman geçti, alışkanlığın bu oldu, kaçırdığın hayatı, yayıldığın koltukta elindeki ekrandan görüyorsun, sonra arkana bir de yastık alıp devam ediyorsun. Dışarda kaçırdıklarının farkında olarak, günlük rutinine daha fazla tutunmak, içindeki boşluğun giderek büyüdüğünü ve var olmanın anlamını giderek kaybettiğinin bir göstergesi. Kendinin en iyi versiyonu haline gelmek yerine, dışarıdaki gözlemcilerin onaylayacağı bir konuma ite kaka gelip “yaşasın artık beni yargılamıyorlar” şeklinde görünmez olmayı sen seçtin. Etrafın dokusuna bürünüp hareketsiz kalmak güzel bir kamuflaj yöntemidir, sizi görünmez yapar. Evet, belki hayatta kalırsınız fakat bu pek de yaşayacağınız anlamına gelmez.…

Sadece öz güvenli olmak, öz güvenli olduğunu bilmek yetmez. Etrafınızdaki kişilerin; sahip olduğunuz öz güveni, en az sizin kadar farkında olmasını sağlamak gerekir. Peki bunu nasıl yapacağız? Birçok aşamanın birlikte kullanılması sonucunda bir algı oluşturmalıyız. Bu algıyı oluşturmadaki en önemli etmen ise, birazdan size söyleyeceğim kuralların hepsine; her yerde, her zaman dikkat etmenizdir. Etrafınızda sizi izleyen kimse olmadığını bu görevi zevkle kendiniz yapmalısınız. Kendinizi, kendinize ikna etmek, ileriye doğru attığınız her adımda biraz daha zorlaşacak fakat bu durum sizin sürekli ilerlemenizi sağlayacak. Çerçeve: Basitçe, kendi kurallarınız ve bakış açılarınızı sözlü olmayan bir ifade ile karşı tarafa dikte etmektir. İki kişinin konuşmasında tek çerçeve söz konusu olabilir ve bu genellikle öz güveni yüksek olanınkidir. Burada dikkat edilmesi gereken, karşınızdaki kişinin sizin çerçevenizin içine girmesini sağlamaktır. Bir direnç oluşturmadan bunu yapmak gerekir. Bunun en kolay yöntemlerinden bir tanesi çerçevenin sınırlarını çizmektir. Çerçevenin kontrolünün elinizde olduğunuzun belli başlı göstergeleri vardır; Beden diliniz ve…

Erkekler, aşkın aşk olarak yeterli olduğuna inanır; kadınlar ise aşk konusunda fırsatçıdır. Aşk; tanımı tarih boyunca birçok kez değişen, içerisinde herkesin kendisinden bir şeyler bulabildiği çok geniş, karmaşık bir o kadar da basit ve sade bir olgu. “İki kişinin bir birine karşı duyduğu aşırı sevgi ve bağlılık duygusu.” Ne kadar masum bir tanım değil mi? Oysa “aşk” insanlarda hatırlattığını masumane duygulardan ziyade yaşattığı acılar ile daha ünlüdür. Duygunun çeşidi her ne olursa olsun aşırıya kaçtığı zaman karar verme yetimize zarar verir. Kara verme yetisi zarar görmüş bir insan ise kendisine ve çevresine zarar verecektir. İster bu duygu direkt kötü bir duygu olsun, nefret gibi; isterse iyiliğin temsili bir duygu olsun, sevgi gibi fark etmez. Aşırıya kaçmış duygular mantıklı, ana uygun karar vermemizi engellediği için bizi zarara uğratır. Kırmızı Hap felsefesinin mantığında yanlış anlaşılan nokta, bu felsefenin kişileri duygusuz bir hale getirdiği ve ilişkilerden kopardığı anlayışıdır. Sizlere ne duygusuz olmanız,…

Günümüz dünyasında Maskülen erkek olmak zor bir iştir çünkü mevcut düzende desteklenen politikalarla birlikte erkek davranışları o kadar çok iğdiş edilmiştir ki; sadece erkek olduğumuz için özür dilememiz beklenir hale geldi. Lgbt topluluklarının, politik doğrucuların, feminist akımın gözünde “Erkek” olmaya çalışmak potansiyel suçlu olmak demek. Bir erkek kendi istediğini yapar. Sorumlulukları sadece kendisine aittir. Kararlarını kendisi alır, istediği şeylere kendi çabasıyla ulaşır. Tutkularının peşinden gider. Desteklenen ve olması istenen erkek profili nasıl peki; kendisine dayatılanı yaşasın, cinsel dürtülerinden utansın, kendi benliğini ilan edemesin. Bir o kadar da ikiyüzlü bir beklentidir bu. Beğendiği kişilerin ise bu şekilde davranmasını istemezler. Onlar kendi isteklerini yerine getirebilmek, kendi hatalarının sorumluluğunu bir başkasına yıkabilmek için, hiyerarşiden üstte olanlar haricinde, kendi değerini elde edebilmişlerin haricindeki herkesten kendi kurallarına uymalarını beklerler. Hiyerarşide aşağıda olan ezici çoğunluğun isteklerini bir erkek olarak elde edememesi; onları kendilerine dayatılanı yaparsa, “belki” bir şeyler elde edebilirim umuduna doğru…

Bugün sizlere Reboud ilişkilerden bahsedeceğim. Bu şekildeki adlandırma, biten ilişkisinden sonra boşluğa düşen kişinin bir başkasına tutunarak oyunda kalmasının basketbol benzeri oyunlardaki Rebound kavramasına benzemesinden dolayıdır. Bir kadının Rebound ilişki aramasının genellikle henüz kendi kafasında tam olarak bitirmediği ilişkisinin aniden bitmesi. Burada Rebound ilişki aramın sebebi boşluğu doldurma çabasıdır. Bir diğer neden ise; hipergami dediğimiz, partner seçmede kullanılan sosyal filtrelemenin gereksinimlerini karşılayan birisi karşısında, normalde yapmam dediği bir şeyi yapmasının verdiği pişmanlıktır. Hayatında bu güne kadar Erkek Adam olma rolünü iyi bir şekilde becerememiş, kendi dürtülerini yeterince uyaramamış kişiler giren kadın kendi sınırlarını bu tarz kişilere karşı rahatlık ile koruyabilir. Bunu sınırları benimser ve birkaç kişide koruduktan sonra içselleştirir. Sonrasında hayatına giren ve bu dürtülerini harekete geçiren kişi karşısında bu sınırlarını koruyamaz. Haliyle kendisi ile çelişen bir eylemde bulunmuş olur. Bunun üzerine ilişkisi bittiğinde ise geriye bir iç hesaplaşma kalır. Vicdan azabı yaşayan kişi bir sonraki kişiye karşı sınırlarını nasıl…

Duygusal güç; birçok kişi tarafından, birçok farklı anlama gelen bir kavram. Duygusal güç ile ilgili aklımıza gelebilecek kavramlardan önce aklımıza gelmemesi gerekeni konuşmamız gerekir. Duygusal güç demek, duygusuz olmak demek değildir. Duygularını saklamak demek değildir. Birçok kişi duygusal gücü bu iki kavram arasına sıkıştırıyor ve bu da yanlış anlaşılmalara neden oluyor. Hiçbir insanın ruh hali sabit değil. Hepimizin ruh hali değişkendir, inişler ve çıkışlar bizim normalimizdir olması gerekendir. Bundan dolayı duygusal güç sahibi olmak isteyen insanlar ben sabit bir duygu durumunda kalmalıyım, mesela sürekli sakin kalmalıyım gibi bir düşünce içerisine girerler ise başarısız olmaları kaçınılmazdır. Sabit bir duygu durum halinde bulunmalarının haricinde, bazı duygulardan uzak durmaya çalışmak da duygusal güç ile bağdaşmayan bir durumdur. Ben asla üzülmeyeceğim, ben asla sinirlenmeyeceğim gibi bir şey olamaz. İnsanları bu durumun içerisine sürükleyen şey ise duygusal olmanın zayıflık olarak algılanmasıdır. Duygularınız sizin zayıf bir insan olduğunuzu göstermez. Bir şeye üzülmek sizi zayıf yapmaz. Sizi…

İkili ilişkilerde sıklıkla karşımıza çıkan bir sorun var, başlangıçta fazlası ile ilgili olan, kadınsı –dişil- enerjisini açığa cesurca vurup sizinle ilgilenen tabağınız veya uzun vadeli ilişki yaşıyorsanız sevgiliniz, artık eskisi gibi sıcak ve kadınsı davranmayabilir. Bu durumun içerisinden çıkmak ve kadının düşen enerjisini, ilgisini arttırmak adına yapılacak en önemli şey korku oyunudur. Korku oyununu açıklayacak olursak: İsminden de anlaşılabileceği üzere, ilişki içerisindeki kadının, ilişkinin kendisine sunduğu kaynakları – erkeğin ilgisi, duygusal faktörler, maddi durumları ve diğer kişisel durumlar- kaybetmesi üzerine kurulu bir hamle denilebilir. Devreye giren hipergami dürtüleri kendini göstermeye başlamıştır. Yanlış anlaşılmanın önüne geçmek adına açıklamakta fayda var. Korku oyunu; kadına farklı şekilde yapılan duygusal hamleler ile kadının duygusal yönüne dokunup kadına zarar vermek değildir. Ayrıca erkekler tarafından bu kadar kötü bir şekilde algılanacak bir manipülasyon tekniği de değildir. Sizler ilişki içerisinde iken gayet gerçek bir erkek gibi kendi hayat amacınız uğruna çalışırken de partnerinizin size karşı davranışları değişebilir,…

Mahalle abisi kıvamında tavsiye veren platformlardan kırmızı hapı okuyan birçok erkek “maço,komik,gizemli vs.” olacağım diye rezil oluyor ve en önemlisi neyi yanlış yaptıklarını bile tahmin edemeyecek durumda oluyorlar.⁣ ⁣ Efendim işte maço olacaksın, sert olacaksın, ciddi olacaksın, kız sana bakmaya korkacak yada sürekli espriler yapacaksın, çevrendeki insanları güldüreceksin. Gibi sadece belli kalıplara sıkıştırılmış örnekler çoğaltılabilir.⁣ ⁣ Özellikle de kadınlar için uğraş verme alt metni vardır bu öğütlerde.⁣ ⁣ Aşırı gizemli olacaksın, salaş ve bol giyineceksin havalı görüneceksin, hiç kimse senin hakkında bir şey bilmeyecek. ⁣ ⁣ Hiçbir şey başlı başına “bir” şey değildir. Erkekten de yalnızca bir şey olmasını beklemek, bunu istemek saçma olacaktır. ⁣ ⁣ Burada dengenin öneminden bahsetmek zorundayım. Yaşam kaostan, karmaşadan ibarettir. önemli olan bu karmaşayı yönetebilmektir, tek yönlü olarak karmaşadan sıyrılmak değil.⁣ ⁣ Doğada her nasıl bir denge varsa insanın da sosyal hayatındaki karakterinde bir denge olması gerekir.⁣ ⁣ Söz gelimi sürekli espiriler yapan ve insanları…

Sizle alfa olmak istemiyorsunuz. Sizler insanların sizi alfa olarak görmesini istiyorsunuz ve insanlardan aldığınız tepkiler doğrultusunda buna inanmak istiyorsunuz. Bahsettiğim şey “fake it, until make it” yani “yapana kadar taklit et” kavramından farklı. Bu bir adımlama yöntemidir. Olmak istediğin kişiye ulaşmak için seçtiğin yolda senden önce gitmiş olanların yaptıklarını incelemek, bir şeyi nasıl yaptıklarını izlemek ve onları taklit etmek; bu hareketler senin bünyende doğal seyrini bulana kadar yapman gereken bir şey. Öğrenmenin yöntemi budur. Tekrar edeceksin ne zamanki bir işin hareket mekanizmalarını anladın, işte bu andan sonra kendine uygun modifiye etmen gerekiyor. Alfa taklidi diye nitelendirdiğim olay ise bundan daha farklı, gelin inceleyelim. Kişi kendisine bir rol model seçiyor veya rol modelini kendisi oluşturuyor. Kendisinin nasıl olması gerektiğini tasarlıyor, hem de her ayrıntısı ile. Sonra bu kişi tasarladığı karakterin özelliklerinden zahmetsiz bir şekilde değiştirebileceklerini belirliyor. Mesela saç modeli, kıyafet seçimi, taktığı gözlük, giydiği gömlek artık buna ne dersek. Hem başkalarının…