Tag

Testosteron

Browsing

Bir önceki yazıda bir nebze de olsa; realiteden uzak değerlendirmelerin ışığında insanlara yanlış bir izlenim çizilen Avrupa toplumu algısından bahsetmiştim. Avrupa’daki kadınlar şeklinde yazdığım zaman veya Türkiye’deki kadınlar şeklinde yansıttığım aman her zaman istisnaların olduğunun farkındayım. Oturmuş bir sistemlerinin olduğunu söylemiştim. Bu sistemin gelenekselci  yapısı, kuşakların birbirinden aşırı kopuk yaşamasını engelliyor. Son 70 yıldır da top ekonomik olarak kalkınma içerisinde olan bu toplumun, kuşaklar arasında büyük ekonomik uçurumlar da yok. Ki bunlar çok önemli, çünkü bir kişinin ailesinin gençken yapabildikleri, çocuklarının hayata bakışını, hayata karşı duruşunu çok fazla etkileyebiliyor. Kendi gençliğinde sahip oldukları, inşa ettikleri ve muhafaza ettikleri sistem sayesinde birçok şey yapabilmiş bir insanın kendi çocuğunu yetiştirmesi ile, bir çok şeyden mahrum bırakılmış inşaların çocuklarını yetiştirmesi malesefki bir değil. Kendileri birey olabilmiş, kendi düşünce sistemlerini, kültürel birikimlerini oturtabilmiş bu insanlar, daha iyisini haliyle çocuklarından da bekliyor. Tabi ki sadece çocuklarından bunu bekleme kalmıyor,…

Taurin vücutta doğal olarak bulunan, sülfür türevi bir amino asittir. Taurinin diğer amino asitlerden farkı, protein üretiminde kullanılmamasıdır. Taurin vücutta çok çeşitli ve önemli fonksiyonlara sahiptir. Bu amino asitin görevleri beyin, gözler, kaslar ve kalp üzerinde yoğunlaşmaktadır. En önemli görevi hücrelerdeki sıvı dengesini sağlamasıdır. Taurin hücre içi serbest kalsiyum yoğunlaşmasının düzenlenmesinde rol oynar. Protein üretiminde kullanılmamasına rağmen beyindeki, kas dokusundaki, retinadaki ve organlardaki en bol amino asitlerden biridir. Taurin stresle ilişkili nöron hasarına karşı da koruyucu görev üstlenmektedir. (Ç) Taurinin vücuttaki görev dağılımı incelendiğinde eksikliğinin de birçok sıkıntıya yol açacağı söylenebilir. Taurin eksikliği kardiyomiyopati, böbrek fonksiyon bozukluğu, gelişimsel anormallikler, retinal nöronlardaki hasar ile ilişkilendirilir. (Ç) Diyabetli insanların daha düşük taurin seviyelerine sahip olma eğilimi bilinmektedir. (Ç) Bu da düşük taurin seviyelerinin diyabet üzerinde doğrudan ya da dolaylı şekilde etkisi olduğunun göstergesi olabilir. Araştırmalar taurinin diyabetik sıçanlarda açlık kan şekerini düşürdüğünü göstermiştir. (Ç) Danimarka Kopenhag Üniversitesinde yapılan hayvan araştırmalarında yüksek protein,…

Sizle alfa olmak istemiyorsunuz. Sizler insanların sizi alfa olarak görmesini istiyorsunuz ve insanlardan aldığınız tepkiler doğrultusunda buna inanmak istiyorsunuz. Bahsettiğim şey “fake it, until make it” yani “yapana kadar taklit et” kavramından farklı. Bu bir adımlama yöntemidir. Olmak istediğin kişiye ulaşmak için seçtiğin yolda senden önce gitmiş olanların yaptıklarını incelemek, bir şeyi nasıl yaptıklarını izlemek ve onları taklit etmek; bu hareketler senin bünyende doğal seyrini bulana kadar yapman gereken bir şey. Öğrenmenin yöntemi budur. Tekrar edeceksin ne zamanki bir işin hareket mekanizmalarını anladın, işte bu andan sonra kendine uygun modifiye etmen gerekiyor. Alfa taklidi diye nitelendirdiğim olay ise bundan daha farklı, gelin inceleyelim. Kişi kendisine bir rol model seçiyor veya rol modelini kendisi oluşturuyor. Kendisinin nasıl olması gerektiğini tasarlıyor, hem de her ayrıntısı ile. Sonra bu kişi tasarladığı karakterin özelliklerinden zahmetsiz bir şekilde değiştirebileceklerini belirliyor. Mesela saç modeli, kıyafet seçimi, taktığı gözlük, giydiği gömlek artık buna ne dersek. Hem başkalarının…

Evli olmadığın veya 6 ay içerisinde evlenmeyi planlamadığın bir kadın ile aynı evde yaşama. Rollo Tomassi’nin Demirden Kanunlar serisine kaldığımız yerden devam ediyoruz. Özgürlük dediğimiz kavramı birçok insan yanlış anlıyor. Özgür olmak; sınırlara tâbi olmamak; kısıtlamaya, koşullara, zorlamaya bağlı olmamaktır. Tamını bu şekilde olan ifadeyi, kendi hayatımıza hem somut hem de soyut olarak, sınırlar olmadan yansıtamayız. Sınırlar olmadan özgürlüğün olması mümkün değildir. Özgürlüğününüz kendi belirli sınırlar içerisinde yaşayabilirsiniz. Ancak bu şekilde ortak bir özgürlük anlayışı oluşturabilir. Sınırların, sınırlamaların olduğu fakat bunların içerisinde kişilerin özgür olduğu bir düzen olmalıdır. Eviniz sizin toplumdan izole olduğunuz, kendinizle baş başa kaldığınız, gardınızı indirdiğiniz güvenli alanınızdır. Burada konfor alanındaki gibi bir güvenli alandan bahsetmiyorum. Burası; sizin “kişisel hayatınızın, bireysel özgürlüklerinizin” güvence altına alındığı yerdir. Bireysel veya başkalarıyla yaşayacağınız özgürlük için sizin sahip olduğunuz sınırlardır. Evlilik dediğimiz olay; iki insanın aynı sınırları kullanarak, aynı sınırlar içerisinde birbirine bıraktıkları yer kadar…

İlgi: belli bir olay, etkinlik, şey ya da kişiye yakınlık duyumsama ve ona öncelik tanımadır. Her insan ilgi duyar ve ilgi bekler. Bizler sosyal varlıklarız. Yaptığımız hareketler, içinde bulunduğumuz sistem içerisindeki ilerleyişimiz daima birisini etkiliyor. Bir insanın bu karmaşık sosyal ağda yaptıkları ve ya zamanında yapmış oldukları nedeniyle toplum tarafından ilgi görmesi yanlış bir şey değildir. Bir insanın zaman harcayarak, emek vererek, bir şeyler üretmesi ve bunun karşılığında toplumdan bir şey beklemesi yanlış bir şey değildir. Bu bir yerde toplum olmanın getirisidir. Kulağa ilk duyulduğunda acımasızca gelse de bütün ilişkilerimiz çıkar ilişkisidir. Çıkar ilişkisi daima fayda zarar değildir, her zaman çıkar ilişkisi lafını duyduğumuzda aklımıza bu geldiği için kötü anlamlar çağrıştırıyor. Fayda – fayda ilişkileri fayda – ve hiçbir şeyin değişmediği ilişkiler de vardır. Aslında toplumların sosyal yapısını güçlendiren şey; birbirinden farklı küçük gruplar arasındaki fayda – zarar, zarar – zarar ilişkisini en aza indirip…

Seninle seks yapmayı erteleyen veya seninle seks yapmayı ertelediğini ima eden bir kadın asla beklemeye değmez. Tomassi’nin Demirden Kanunlarının ikinci maddesindeyiz. İlk yazımda da belirttiğim gibi; Redpill felsefesini okumaya başlamış bir çok arkadaşımız okuduğu yazıları kendi içerisinde bulunduğu ortama göre revize etmeden harekete geçmeye çalışıyor. Şimdi öncelikle bu kuralda Rollo ne demek istemiş onu anlatayım daha sonrasında ise gördüğüm yanlışlardan ve bu yanlışların içerisine nasıl düşmemeniz gerektiğinden bahsedeyim. Bakın “Erkek adam” hayatının kontrolünü eline almış kişidir. Güçlü olandır yani kendisini ilerlemeye adamış ve kendi kalesini güçlendirmek için durmaksızın çalışan idealleri olan net bir çerçevesi olan insandır. İlişkilerde “Ödül” olan sizsinizdir. Bir erkeğin ilişkide verdikleri bir kadınınkinden daha fazladır. Bir erkek olarak siz sahip olduğunuz şeyi yani zamanınızı verirsiniz. Siz ilgi verirsiniz. Siz bir kadın ile birlikteyseniz zaten kadının inanılmaz filtreleme sistemini geçtiğiniz için o konumdasınızdır. Yani siz ödülsünüz. Kadınlar bir bunu yapmıyor mu? Onlar ilgi ve zaman vermiyor mu?  Diyebilirsiniz.…

Libido; temelde cinsel içgüdü, cinselliğe duyulan yoğun arzuyu tanımlar. Libido vücudumuzdaki androjen hormonlarla ilişkilidir. Hem erkeklerde hem kadınlarda mevcut olan androjen hormonlar libidonun itici gücünü oluşturmaktadır. Libidonun tek belirleyici unsuru hormonlar değildir. Psikolojik etmenler de bir hayli önemlidir. Libido üzerinde östrojen hormonun da etkisi vardır. Kadınlarda da testosteron libidonun temelini oluşturur iken östrojen cinsel duyarlılığı arttırır. Kadınların mensturasyon döneminde meydana gelen androjen artışı libidoda belirgin bir artış sağlar. Bu libido artışında daha çok hormon etkisi ön plandayken ovulasyonun – yumurtlamanın – olduğu dönemde ise pik yapmış östrojen seviyesi ve aynı zamanda devreye giren üreme içgüdüsü gibi psikolojik etmenler, androjen hormonlardan daha baskın bir şekilde libido üzerinde rol oynar. Mensturasyon siklusu sürekli olarak homon seviyelerinin değişmesine neden olmaktadır. Kadınlarda hâkim hormon östrojendir ve bu değişiklik büyük çoğunlukla östrojen seviyelerinin azalıp artması ve belirli dönemde zaten miktarı az olan testosteron miktarı üzerinden sağlanmaktadır. Erkeklerde ise , kadınlardaki gibi yüksek miktarda östrojen üreten…

Testosteron erkeklik hormonu olarak bilinir ayrıca iktidar hormonu olarak da adlandırılır.Ancak kadınlarda da  bulunan bu hormon erkeklerde kadınlardan 10 kat daha fazla olabilir ve erkekler günde yaklaşık 10 mg testosteron üretirler.Doğru miktarda testosterona sahip olmak için birçok hormonunuzun da optimal seviyelerde olması gerektiğini unutmayın. Testosteron seviyenizi arttırmak için yapabileceğiniz bazı şeylere göz atalım: Artan Testosteronun Faydaları Artan yağsız kas kütlesi Daha iyi yağ yakma becerisi Kemik yoğunluğunun artmasıyla daha sağlam kemikler Artan libido ve cinsel performans Artan güç ve motivasyon Antrenmandan sonra daha hızlı iyileşme Testosteron seviyenizi arttırmak için yapabileceğiniz bazı şeylere göz atalım: 1. Daha Fazla Testosteron için Doğru Gıdalar Kolesterol testosteron için yapı taşıdır. Teknik olarak, Pregnenolone  vücutta adrenal bez tarafından doğal olarak üretilen bir hormondur hormonların anası kabul edilir ve kolesterolden yapılır bu nedenle yağa ihtiyacı vardır. Pregnenolone; testosteron, progesteron, kortizol, östrojen ve diğer hormonların üretiminde başlangıç ​​malzemesidir.Kolesterolün kalp hastalığında bir faktör olmadığı ve aslında kolesterolün birçok anti-inflamatuar…

Hemen hemen hiç kimse pantotenik asit, yani B5 vitamini hakkında konuşmaz. Muhtemelen eksikliği nadirdir fakat birazdan bahsedeceğimiz birkaç faktörün bir araya gelmesiyle birlikte B5 vitamini eksikliği yaşayabilmeniz olasıdır.B5 vitamini eskikliği; huzursuzluk, uyku sorunları,iğne batma hissi,karıncalanma,mide kramplarına ve testosteron düşüklüğüne neden olabilir. Japonya’daki Gifu Üniversitesi’ndeki araştırmacılara göre, pantotenik asit olarak da bilinen B5 vitamini, testosteron üretiminde yer almaktadır. Hayvan çalışmalarında, bilim adamları vücutta yetersiz B5 vitamini olduğunda testosteron seviyelerinin azaldığını göstermektedir. B5 vitamini, hücrelerin besin maddelerini enerjiye dönüştürdüğü karmaşık bir reaksiyon olan sitrik asit döngüsünde (Krebs Döngüsü) yer alır. B5 vitamini ayrıca kolesterol, yağ asitleri ve asetilkolin biyosentezinde de rol oynar. Mevcut Japon araştırmaları, çok fazla egzersiz, nispeten yüksek bir yağ ve düşük bir karbonhidrat kombinasyonunun,B5 vitamini yetersizliği olasılığını arttırdığını göstermektedir. Araştırmacılar, sıçanlarda B5 vitamini (pantotenik asit) ihtiyacının, antrenman ve yüksek yağlı bir diyet kombinasyonu ile sinerjik olarak arttığını buldular. Sonuç olarak çok fazla egzersiz yapıyorsanız ve yüksek yağ içeren bir…

Paederia Foetida, Asya’nın tropik bölgelerinde bulunan bir bitki türüdür. Ayrıca Polinezya, Melanezya ve Hawai Adaları’nda yetişir. Bu bitki kırıldığında veya ezildiğinde kükürt benzeri bir koku bırakır. Skunkvine veya stinkvine olarak da adlandırılan bu bitki, ateşi tedavi etmek, bağışıklık sistemi sağlığını iyileştirmek, şişkinliği azaltmak, yara iyileşmesini sağlamak, artriti tedavi etmek, iltihabı hafifletmek ve karın ağrısını gidermek için Ayurveda tıbbında kullanılmıştır. Paederia Foetida afrodizyak olarak da kabul edilir.Sperm üretimi ve fiziksel güç üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Paederia Foetida, Paederine, Paederone, Paederolone ve Paederenine  Hentriakontan  Hentriakontanol Irioid Glikozitler  Ceril alkol  Metilmerkaptan  Palmitik Asit (diyet yağ asidi)  Ursolik Asit Stigmasterol, Campesterol ve Sitosterol  gibi bazı bileşikler içerir. Uçucu yağlarda 77’den fazla bileşen kaydedilmiştir. Bu bitkinin yaprakları kurutulur ve daha sonra hap ve sıvı takviyeler yapmak için öğütülür.Diğer birçok doğal bitki ve kimyasal madde gibi, Paederia Foetida sıçanlar üzerinde test edilmiştir. 2012 yılında Hindistan’da bir çalışma yapılmış ve “Journal of Men’s Health” de yayımlanmıştır.…