Soya günümüzde karșımıza çokça çıkan, özellikle paketli ve bitkisel ürünlerde bolca bulunan bir tahıldır. Tarihte özellikle Uzakdoğu’da çokça önem verilmiș, hatta kutsal sayılmıș olan soya, günümüzde ise GDO entrikası dolayısıyla maalesef erkeklerin en büyük düșmanlarından birisidir. Sebeplerine gelecek olursak:
Pankreasta proteinlerin sindirimini sağlayan tripsinleri bozar. (özellikle GDO)

İçerdiği fitatlar (100 gramda 490-840mg) kalsiyum, demir ve çinkonun emilimini bozar, anemiye sebebiyet verebilir. (Özellikle GDO)

Soya oldukça sağlam bir alerjendir.

GDO’lu (özellikle Monsanto menșeili) soya aynı zamanda ormanların yok olması demektir.

Protein izolatında bulunan nitrit, flor, alüminyum ve mono-sodyum-glutamat toksik ve kanserojendir.

Zayıf östrojen içeriği bazı kanserleri azaltırken bazı kanserleri de arttırır.

Soya eti tiroide zarar verip çocukların gelișimini durdurabilir.

İçeriğindeki bolca oksalik asit bazı durumlarda böbrek tașı olușumuna sebebiyet verebilir.

Etle birleștiğinde beyni küçültür, yașlanma 5 kat hızlanır, hatta Alzheimer’a kadar gidebilir.

Hatta bu zayıf östrojen testosteronu baskılayabilir ve erkeklerde kadınsı özelliklerin çıkmasına neden olabilir. Testosteronun bazı diğer yararlarını (kas gücü, yaraların iyileșmesi) ve cinsel gücü azaltır.

Peki bu bahsi geçen soya nerede var?

Bașında “soya” olan her üründe, salamda, sosiste, Beyond Meat gibi “bitkisel” et üreten firmaların herhangi bir ürününde, gevrekte, ekmekte ve benzeri.

*İçindekilere mutlaka bakın. Soya ve Soya Lestini gördüğünüz her yerde soya bombardımanı vardır, mümkün mertebe uzak durun.

Doğru fermente soyanın sayılan zararlı etkilerini ortadan kaldırabilir, fakat Batı dünyasında tüketilen hiçbir soya fermente değildir.

Ancak diğer bir yandan unutulmaması gereken bir nokta da soyanın Omega 3, doymamıș yağ ve B vitamini zengini olduğudur. Vücut geliștirmeciler testosterona olan etkisini de dipnot olarak verecek șekilde tavsiye etmektedir çünkü soya aynı zamanda iyi bir bitkisel protein kaynağı olarak bilinmektedir.* Bu durum geleneksel fermente soyalar lehine olabilir ancak GDO’lu ve bol östrojenli soyalar için hiç de bir artı gibi durmamaktadır. Soya, ne yazık ki fazlaca ikiyüzlü, yararı ve zararı tam kestirilemeyen gıdalardan birisidir.

Soya, fare üzerinde yapılan bir deneye göre uzun süreli tüketimde testosteronu ve prostat büyüklüğünü azaltmıștır. 54 gün boyunca izole soya proteini içen 35 erkeğin testosteronları kaydedilebilir ölçüde düșmüștür.

O yüzden mümkün mertebe (en azından geleneksel fermenteyi elde edene dek) soyayı hayatınızdan çıkarmaya bakın arkadașlar. Ekmeği mümkün mertebe azaltın, salamı ve sosisi bırakın veya azaltın. Bu testosteronunuzu önemli ölçüde arttıracak ve daha zinde, sağlıklı, maskülen olacaksınız. Maskülenlikle kalın.🙌

*FreedomOfHealth sitesinde soyanın tam aksine az miktarda metiyonin (sülfür bağlı tek esansiyel amino asit) içerdiğini yazmakta. Hatta buğday kaynaklı seitanın soyanın 2 katı aminoasit içerdiği bilgisi yine buradandır.

Dipnot: Burada anlatılan zararların yüzdesi sırayla izole soya > soya lestini > soya > geleneksel soya olmak üzere sıralanmaktadır.

Yazar: Johncarpelo
Instagram : https://instagram.com/johnandinfinity

Kaynakça:

https://volgaproject.net/eda-i-napitki/30261-kakovy-vred-i-polza-soevogo-myasa.html
http://en.triandgo.com/soya-sostav-kalorijnost-polza-i-vred_default.htm
https://www.healthline.com/nutrition/foods-that-lower-testosterone#section1
https://www.freedomofhealth.eu/en/soy/soy-and-the-thyroid-oestrogen-and-testosterone/
https://www.freedomofhealth.eu/en/soy/soy-or-soya-is-not-a-miracle-food-vegetarian-or-not/
https://www. muhendisbeyinler.net/soya-bitkisi-nedir-soya-bitkisinin-zararlilari/

Author

Comments are closed.