Erektil disfonksiyon (ED), cinsel ilişki boyunca ereksiyon elde etmekte veya sürdürmekte güçlük çeken veya en az 6 ayboyunca erektil sertlikten yoksun erkeklere konulan tanıdır.Bu semptomlar genellikle psikolojik temelli olmaktan ziyade fizyolojik temele (arteriyojenik, nörojenik, kavernozal, endokrinolojik veya iatrojenik) dayanır.

Erektil disfonksiyon; arteriyoskleroz, kronik iltihaplanma,diyabet, hiperkolesterolemi, hipertansiyon, hipertrigliseridemi ve obezite ile ilişkilendirilmiştir. Sigara, hareketsiz yaşam ve kötü beslenme dahil olmak üzere sağlıksız yaşam tarzı tercihleri ​​de erektil disfonksiyon üzerinde bir etkiye sahip gibi görünmektedir.

İtalya’da bulunan Sapienza Universita di Roma’dan araştırmacılar, erkeklerde yaşlanma faktörlerini
etkileyen folik asit ile ilgili Aging Male dergisinde bir makale yayımladılar . Önceki araştırmalar, folik asit eksikliğinin hiperhomosisteinemiye (kanda homosistein düzeyinin genellikle 15 µmol / L’yi aşan anormal derecede yüksek olmasına neden olabileceğini ileri sürmüştür.) B6 vitamini, folik asit ve B12 vitamini eksiklikleri homosistein içeren biyokimyasal reaksiyonları değiştirerek yüksek Homosistein düzeylerine neden olur, yüksek homosistein ise endotel fonksiyonu ve erektil fonksiyonu bozar.Bu araştırmacılar, folik asitin, nitrik oksit (NO) aktivitesindeki düşüş dahil olmak üzere, diğer mekanizmalar yoluyla da ED’yi etkileyebileceğini söylemektedir.

Bu küçük çalışmada, araştırmacılar ED tanısı alan 31 erkeği muayene ettiler ve bir kontrol grubuyla karşılaştırdılar.ED’li erkeklerde kontrol grubundakilere göre folik asit düzeyleri anlamlı olarak düşüktü.En düşük folik asit seviyesi olan erkekler en ağır ED’ye sahip olma eğilimindeydi.

Peki Homosistein Nedir?

Homosistein , kanınızdaki yaygın bir amino asittir.En çok et ürünlerinde bulunur.Yüksek düzeyde homosistein ve damar hasarı arasında bir ilişki olduğu görülmektedir.Bu ateroskleroz ( atardamarların sertleşmesi ) ve kan pıhtılaşması sorunlarına yol açabilir.

Bu aşındırıcı amino asit,damarların çeperini tahriş eder ve plakların yapışmasını teşvik eder.Yüksek düzeyde homosistein,periferik arter hastalığı (PAD)için önemli bir risk faktörüdür.Fakat diyetle alınan folatın koruyucu olduğu görülüyor.46.000 kişilik bir çalışmada Harvard Üniversitesi araştırmacıları, günde bolca folat tüketenlerin, folat tüketmeyen erkeklere göre PAD (Periferik Arter Hastalığı) geliştirme olasılığının % 30 daha az olduğunu bulmuşlardır.Yüksek homosistein düzeyleri genellikle B- 12 veya folik asit eksikliğini gösterir.Kandaki normal bir homosistein seviyesi, litre başına 15 mikromolden daha azdır.(mcmol / L)

Yüksek homosistein seviyeleri üç ana kategoriye ayrılır:

Ilımlı: 15-30 mcmol / L
Orta: 30-100 mcmol / L
Şiddetli: 100 mcmol / L’den büyük

Yüksek Homosistein Düzeylerinin Nedenleri

Birçok faktör yüksek homosistein seviyelerine katkıda bulunur.Bir folat veya B vitamini eksikliğiniz varsa hiperhomosisteinemi gelişebilir.

Diğer risk faktörleri şunlardır:

Düşük tiroid hormon düzeyleri
Sedef hastalığı
Böbrek hastalığı
Bazı ilaçlar
Genetik

Ispanak,brokoli,Brüksel lahanası,kale,lahana, İsviçre pazısı ve Çin lahanası ve diğer tüm yeşil sebzeler iyi üreme sağlığının bir sigortası olan folat kaynağıdırlar.Folat, yüksek homosistein seviyelerini düşürebilir.

Author

Comments are closed.