Category

Ayın Konusu

Category

Hipopituiter kelimesinin altında yatan aslında hipofiz bezinden salgılanan hormonların bir veya daha fazlasının eksikliğiyle iniltili olmasıdır. Hipofiz bezinin testosteron ile ilişkisi salgıladığı hormonlardır ki bu ayrıca yüzlerce akademik araştırmada ilişkilendirilmiştir. Bu noktada testosteron ile ilgili bilmemiz gereken hipotalamustan gelen sinyaller doğrultusunda söz konusu hormonunun salgılanma evresidir. Bilimsel araştırmalarda adı geçen bu konuyu incelemeye alırken, çevresindeki diğer değişkenleri elemek neredeyse olanaksızdır. Bu bağlamda mümkün olduğunca izole olarak yapılan çalışmalar neticesinde bazı çıkarımlarda bulunmak bilim insanlarının en çok üstünde durduğu konu olmuştur. Amerikan Fizyoloji dergisinde yayınlanan bir çalışmada testosteron ve büyüme hormonunun etkilerinin ayrı ayrı incelenmiş, bu iki hormonun toplam protein metabolizması üzerindeki etkilerinin değerlendirilmiştir. Çalışmaya 12 hipopititer (ön hipofiz bezi yetersizliği olan) gönüllü katılmış ve iki gruba ayrılmıştır. Birinci grupta büyüme hormonu ile büyüme hormonu + testosteron karşılaştırılmış; ikinci grupta ise testosteron ile büyüme hormonu + testosteron karşılaştırılmıştır. Bu çalışma sonucunda elde edilen bulgulardan bazıları şunlardır ; Testosteron ve büyüme hormonunun…

Hepimiz sağlıklı bir yaşam sürebilmek için egzersiz yapıyoruz (En azından ben öyle düşünmek istiyorum.) Yaptığımız egzersizin kapsamına ve amacına göre değişkenlik gösterse de egzersiz yapan kişilerin kas kütlesinde artış söz konusudur. Bu artışın bir çok dinamiği olmakla beraber (yeterli beslenme, yeterli dinlenme, egzersiz programı, vs) bizi ilgilendiren dinamiği ise tahmin edebileceğiniz gibi testosteron hormonudur. Bununla beraber protein sentezinin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi de doğrudan kas kütlesinde artışla ilintilidir. Bu yazımızda testosteron hormonunun kas kütlesi ve protein sentezi aşamasındaki kilit rolünü inceleyeceğiz. Rochaster Üniversitesi Klinik Araştırma Merkezi tarafından yürütülen araştırmada, 9 kişilik tıbbi rahatsızlık geçmişi olmayan 19-40 yaşları arasında gönüllü bir denek grubu bulunmaktadır. Bu gruba araştırma öncesi 12 haftalık süreçte 3mg/kg testosteron enanthate verilmiştir. Yani bu şu anlama gelmektedir; her bir vücut ağırlığı kilogram başına 3 mg testosterone takviye edilmiştir. Bunun yanı sıra denek grubunun beslenme makroları protein: 1,1.5 gr ve karbonhidrat 250-300 gr olarak verilmiştir. Yağ alımında ise alınan…

Bu yazımızda, daha düşük tekrarlı yani maksimal kuvvet antrenmanlarının testosteron düzeyine pozitif etkilerini akademik bir çalışma öncülüğünde nitelendireceğiz. Öncesinde şahsen takip edip, referans aldığım iki kurumdaki maksimal kuvvet antremanlarından bahsetmek isterim.
Kurumlardan ilki ACSM (American Colllege of Sports Medicine), ikincisi ise NASM (National Academy of Sports Medicine). Kurumlardaki yetkililerin görüşlerini baz alarak maksimal ağırlık antremanlarını değerlendireceğiz.

İlk aşamamız tabiki de stabilizasyon, aynı zamanda bu aşama artık mobilizasyon aşamasından sonra düşünülmektedir. Önce eklemlerimiz mobil (eklem hareket açıklığı) olacak ki antrenman süreçlerine sağlıklı bir geçiş yapabilelim. İkinci aşamamız ise kuvvette devamlılık, yani genel kuvvet aşamasıdır. Maksimal kuvvetin %30-35 civarı ile gerçekleştirilir, tekrar sayısı 15 ve daha üstü olarak uygulanır.
Üçüncü ise en popüler aşama olan hipertrofi aşamasıdır. Burada Nasm ve Acsm ortak paydası maksimal kuvvetin %60-%85 arası, 6 ve 12 tekrar arasında uygulanan egzersizler yer alır.
Dördüncü  yani çalışmaya konu olan aşamama; maksimal kuvvet %80-%100 arası, 1 ve 6 tekrarlar arasında uygulanır.
Son aşamayı güç olarak ifade ettiğimizde, maksimal kuvvet ile aynı rakamlar karşımıza çıkmakta. Bu iki antrenman metodunu birbirinden ayıran en net özellik; güç antremanlarının içerisine hız parametresinin katılmasıdır. Şu formülle durumu özetleyebiliriz.
Güç=Hız* Kuvvet

Bahsedilen değerler, bu kurumların baz aldığı ölçütler olmakla birlikte antrenmanların standardize edilmesi için gerekli görülmüşlerdir.

Çalışmaya gelecek olursak;
Gönüllü 65 öğrenci seçildikten sonra büyüme hormonu baz alınarak bu değerlerin en çok seyrettiği ve an az seyrettiği 2 grup çalışmaya dahil edilmiştir.(24 kişilik gruplar). Bu gruplar daha sonra iki alt gruba ayrılmışlardır. İki grubun alt gruplarından bir tanesi kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Bir haftalık adaptasyon sürecinin ardından her deneğin bir maksimum halter ağırlığı belirlenmiş ve 10 dakikalık ısınma, germe, esnetme hareketlerinden sonra ağırlık çalışması yaptırılmıştır.

Ağırlık çalışmasındaki hareketler;
Barbell Bench Press
Barbell Shoulder Press
Squat
Cable Rowing
Barbell Curl

Her denek kaldırdığı maksimum ağırlığın; (1RM)
%80 ile 7 tekrar
%85 ile 5 tekrar
%90 ile 3 tekrar
%95 ile 2 tekrar
%100 ile 1 tekrarlık kaldırışlar yapmışlardır.

Haftada 3 gün olarak yapılan ağırlık çalışmaları 3 ay boyunca sürdürülmüş, set aralarında 3-5 dakika arası dinlendirmeler verilmiştir. Ayrıca bu metot %80 seviyesinden %100 seviyesine kadar devam eden bir piramit sistem şeklinde gerçekleşmiştir.
Kan örneklerinin toplanmas ise bu üç aylık sürecin son haftalarında saat 8.00 -11.00 -14.00 olarak belirlenmiştir. (3000 devir/dakika ve +4 derece 20 dakika santrifüj edilerek kazanılan plazmalar analiz süresince -20 derece ile muhafaza edilmiştir). Plazma testosteron düzeyi Enzim İmmuno Assay (EIA) yöntemiyle ölçülmüştür. Çalışma sonucunda büyüme hormonu ve testosteronun tüm gruplarda büyük ölçüde arttığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak baktığımızda direnç antrenmanlarını egzersizlerinin birer parçası haline getiren sağlıklı bireylerin maksimal kuvvetine yakın bir şiddette veya maksimal kuvveti ile gerçekleştirdiği antrenmanlarda testosteron seviyesinin yükseldiği ispatlanmıştır. Bu tarz antrenmanların kas hipertrofisine, maksimal kuvvete ve güce dayalı performansları geliştirdiğine dahil bir çok araştırmada ayrıca mevcuttur. Bizde Testosterontr ailesi olarak belirtiyoruz ki, yüksek ağırlıklı direnç antrenmanlarını mutlaka programlarınıza dahil etmeyi unutmayın.

Testosteron erkeklik hormonu olarak bilinir ayrıca iktidar hormonu olarak da adlandırılır.Ancak kadınlarda da  bulunan bu hormon erkeklerde kadınlardan 10 kat daha fazla olabilir ve erkekler günde yaklaşık 10 mg testosteron üretirler.Doğru miktarda testosterona sahip olmak için birçok hormonunuzun da optimal seviyelerde olması gerektiğini unutmayın. Testosteron seviyenizi arttırmak için yapabileceğiniz bazı şeylere göz atalım: Artan Testosteronun Faydaları Artan yağsız kas kütlesi Daha iyi yağ yakma becerisi Kemik yoğunluğunun artmasıyla daha sağlam kemikler Artan libido ve cinsel performans Artan güç ve motivasyon Antrenmandan sonra daha hızlı iyileşme Testosteron seviyenizi arttırmak için yapabileceğiniz bazı şeylere göz atalım: 1. Daha Fazla Testosteron için Doğru Gıdalar Kolesterol testosteron için yapı taşıdır. Teknik olarak, Pregnenolone  vücutta adrenal bez tarafından doğal olarak üretilen bir hormondur hormonların anası kabul edilir ve kolesterolden yapılır bu nedenle yağa ihtiyacı vardır. Pregnenolone; testosteron, progesteron, kortizol, östrojen ve diğer hormonların üretiminde başlangıç ​​malzemesidir.Kolesterolün kalp hastalığında bir faktör olmadığı ve aslında kolesterolün birçok anti-inflamatuar…