Category

Beslenme

Category

Mantarların testosteronun östrojene dönüşümünü engelleyerek testosteron artırımına yardımcı olduğunu biliyoruz fakat yeni bir çalışmaya göre mantarlar farklı yollarla da testosteron artırımına yardımcı olabilir. Serbest radikallerden kaynaklanan oksidatif stres, yaşlanma ve dejenerasyondaki başlıca şüphelilerden biridir.Ancak oksidatif stres kaçınılmazdır. Bu serbest radikaller hücrelere, proteinlere ve hatta vücudun DNA yapısına hasar verir.Antioksidanlar ise bu serbest radikalleri temizler ve oksidatif stresin neden olduğu hasarı sınırlar.Hasarı azalttığınızda testosteron artışının önündeki engellerden birini kaldırmış olursunuz. Bu çalışma mantarlarda şaşırtıcı düzeyde antioksidan buldu. Çalışma, iki güçlü antioksidan seviyeleri için farklı mantar çeşitlerini test etti.Bu antioksidanlar:glutatyon ve ergotiyonin. Bu araştırmacılar, bir düzine şifalı mantar türünü farklı bölümlerine (baş ve sap) ayırdıktan sonra onları pudraladı. Sonra mantarları antioksidan içeriği için analiz ettiler. Türler arasında ve bazı durumlarda aynı mantarın farklı bölümleri arasında çok çeşitli antioksidan seviyeleri buldular. Diğer yiyeceklere göre mantarlarda çok fazla miktarda antioksidan bulundu.Antioksidanlar cinsel sağlığınız ve testosteron üretiminiz için çok önemlidir. Araştırma lideri Robert Beelman çalışma hakkında…

Soya günümüzde karșımıza çokça çıkan, özellikle paketli ve bitkisel ürünlerde bolca bulunan bir tahıldır. Tarihte özellikle Uzakdoğu’da çokça önem verilmiș, hatta kutsal sayılmıș olan soya, günümüzde ise GDO entrikası dolayısıyla maalesef erkeklerin en büyük düșmanlarından birisidir. Sebeplerine gelecek olursak: Pankreasta proteinlerin sindirimini sağlayan tripsinleri bozar. (özellikle GDO) İçerdiği fitatlar (100 gramda 490-840mg) kalsiyum, demir ve çinkonun emilimini bozar, anemiye sebebiyet verebilir. (Özellikle GDO) Soya oldukça sağlam bir alerjendir. GDO’lu (özellikle Monsanto menșeili) soya aynı zamanda ormanların yok olması demektir. Protein izolatında bulunan nitrit, flor, alüminyum ve mono-sodyum-glutamat toksik ve kanserojendir. Zayıf östrojen içeriği bazı kanserleri azaltırken bazı kanserleri de arttırır. Soya eti tiroide zarar verip çocukların gelișimini durdurabilir. İçeriğindeki bolca oksalik asit bazı durumlarda böbrek tașı olușumuna sebebiyet verebilir. Etle birleștiğinde beyni küçültür, yașlanma 5 kat hızlanır, hatta Alzheimer’a kadar gidebilir. Hatta bu zayıf östrojen testosteronu baskılayabilir ve erkeklerde kadınsı özelliklerin çıkmasına neden olabilir. Testosteronun bazı diğer yararlarını (kas gücü,…

Cinsel sağlığınızı iyileştirmek ister misiniz? Bilime göre, her gün yemeniz gereken yiyecekler burada. D3 Vitamini yüksek olan kadınlar, D3 Vitamini düşük olan kadınlardan daha fazla seksten hoşlanırlar. Daha fazla arzu ve daha yoğun orgazmlar yaşarlar.  Peki ya dostlar daha iyi orgazm olabilmek için herhangi bir şey yapabilir miyiz? Evet. Yeni bir araştırmaya göre, her gün yarım bardak ceviz, fındık ve badem karışımı yiyebiliriz. Çalışma Araştırmacılar, tipik Batı diyetiyle beslenen 18 ila 35 yaşları arasında 83 kişi topladılar. Erkekler bu randomize, kontrollü, paralel besleme deneyi için iki gruba ayrıldı. Grup 1 Kontrol grubu, diyetleriyle ilgili hiçbir şeyi değiştirmedi. Grup 2 14 hafta boyunca her gün 60 gram karışık ceviz,badem,fındık tüketti. Her gün fındık yiyen erkekler gelişmiş orgazm fonksiyonu ve cinsel istek artışı bildirmişlerdir. Her ne kadar araştırmacılar periferik nitrik oksit (NO) ve E-selektin düzeylerini (erektil endotel fonksiyonunun artan belirteçleri) test etmiş olsalar da, iki grup arasında anlamlı bir fark yoktu. Dolayısıyla, temelde, araştırmacılar fındık yemenin neden cinsel…

Kahve severler daha fazla testosteron ve daha az estradiole sahip Günde birkaç fincan kahve içen insanların kanlarında kahve içmeyenlerden daha fazla testosteron ve daha az estradiol bulunur. Harvard Üniversitesinden epidemiyologlar bunu Amerikan Klinik Beslenme Dergisinde yazıyor. Kahvenin süper bir gıda olup olmadığından şüphe duyanlar için dikkate değer bir inceleme . Çalışma Araştırmacılar, Hemşirelerin Sağlık Çalışması ve Sağlık Çalışanları İzleme Çalışması kapsamında toplanan 17.891 kadın ve 8.848 erkeğin verilerini kullandılar. Araştırmacılar genel olarak kahve alımına baktılar, ayrıca kafeinli ve kafeinsiz olarak da ayrı ayrı kahve içtiler. Tüm bu analizler aynı sonuçlara ulaştı. Bu nedenle, bu araştırmadaki kahvenin etkileri, kafeinin etkilerinden bağımsızdır. Klorojenik asit gibi kahvedeki fenollerin eseri olabilirler. Bulgular Araştırmacılar, günde en az 1 fincan kahve içen çalışma katılımcılarının kanında, kahve içmeyen çalışma katılımcılarının kanından daha fazla testosteron ve daha az östradiol buldular. Bu farklılıklar istatistiksel olarak anlamlıydı. Araştırmacılar ayrıca “iyi yağ hormonu” adiponektin ve inflamatuar faktör CRP’ye de baktılar.Günde 4 fincan veya daha fazla kahve içen katılımcıların kanında yüzde 16,6 daha az CRP…

1- Acı Arnavut Biberi Arnavut biberi besin değeri yüksek ancak kalorisi düşüktür ve metabolizmanızı hafifçe arttırabilir. Acı biberlerdeki acılık kapsaisin denilen bir maddeden gelir, kapsaisin, Capsicum’a ait bitkiler olan acı biberlerin aktif bir bileşenidir. Arnavut Biberinin Cinsel Sağlığa Faydaları Kalp hareketini arttırır ancak kan basıncını yükseltmez. Özellikle ana organlar olmak üzere tüm vücutta kan akışını artıran kan damarlarını genişletir.Erkekler ve kadınlar için cinsel organları daha güçlü ve daha verimli hale getirerek doku büyümesini ve yenilenmesini uyarır. Uzun süreli ereksiyona yardımcı olur, daha güçlü boşalmalar sağlar.Yüksek düzeyde A, B, C, vitaminleri içerir.Ayrıca Kalsiyum,magnezyum, fosfor, kükürt ve potasyum da içerir.Vücudun kandaki toksinleri uzaklaştırmasına yardımcı olur. SHU= Scoville Heat Unit (Acılık Ölçü Birimi) Birkaç çeşit kırmızı toz  biber vardır. Biberlerin acılık derecesi her yıl o yılın hasadından çıkan mamüllerin Scoville cinsinden ölçümü ile puanlanır ve buna göre her yıl en acı biberler açıklanır. Örneğin 2014 yılında Moruga Scorpion isimli biber tahtından olmuş ve yerine Carolina Reaper geçmiştir. Bakkalda satılanlar yaklaşık 4000…

Kereviz Testosteron Artırır mı? Kereviz ve testosteron mu? İlk bakışta, bu masum sebzenin testosteronu artırma konusunda sunacak hiçbir şeyi yok gibi durabilir ancak biraz derine inerseniz kerevizin aslında doğal olarak testosteron seviyelerinizi artırabilme potansiyeli sizi biraz şaşırtabilir. Kerevizi bu kadar özel kılan nedir? Kerevizin besin değerlerine bakıldığında, bu konuda da muhteşem bir şey yok. İyi miktarda A vitamini ve folat içerir ve K vitamini bakımından zengindir. K vitamini kemik mineralizasyonu ve kanın pıhtılaşması üzerindeki rolüyle bilinir ancak şaşırtıcı bir şekilde bu vitamin testosteron sentezinde de rol oynayabilir. Genel olarak, K vitaminin testosteron üzerinde etkisinin olmadığı düşünülüyordu, ancak iki çalışma bunu doğru olmadığını gösteriyor. Örneğin, bir çalışmada K vitamini eksikliklerinin ortaya çıkmasının testosteron baskılanmasına yol açtığı, çünkü K vitaminin testosteron sentez yolunda rol oynayan önemli bir karaciğer enzimini düzenlemeye yardımcı olduğu bulunmuştur . İkinci çalışmada, sıçanlara beş hafta boyunca K2 vitamini verildi, sonuçta testosteron seviyelerinin K vitamini verilmeyen bir kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede arttığı bulundu . Peki bu etkiler insanlarda…

Bazı yiyecekler atardamarlarınızı temizler ve bunlar aynı zamanda vazodilatörlerdir. Vücudunuzun ereksiyonlar için gerekli bir gaz olan nitrik oksit üretimini artırmasına yardımcı olurlar. Onlara geçelim : 1. Sarımsak Bir çalışmaya göre, günde 4 diş organik sarımsak, önemli derecede yumuşama problemleri olan erkeklerin % 68’inde başka herhangi bir diyet değişikliği olmadan sertliği artırmıştır. Şaşırtıcı değil mi? Sarımsak çok sayıda sülfür maddesi ve antioksidan taşır. Bunlar arteriyal duvarlarda lipitleri azaltır. Bu damarları genişletir ve kan akışını arttırır. Daha iyi kan dolaşımı,dokularınızın ihtiyaç duyduğu besin maddelerini ve oksijeni kolayca almasını sağlar. Sadece bu değil, ek olarak, bu olağanüstü yiyecek atardamarlarınızı temizler ve beyniniz için de faydalara sahiptir.Fakat kesinlikle fazla tüketilmemelidir. 2. Zencefil Ereksiyon olmamadaki ana nedenlerden birini biliyor musunuz? Cevap : İltihaplanmalar. Zencefil, bildiğimiz en güçlü anti-enflamatuar gıdalardan biridir.Ayrıca kan akışını arttırır. İçeriğindeki maddeler arteriyel tıkanmayı ve oksidatif zararları önler. Kaynar çay içerisine doğrayacağınız birkaç taze zencefil dilimleri libidonuzu artırıp sizi kalp krizinden koruyacaktır.…

Östrojen Karşıtı Yağ Bileşiği Avrupa Farmakoloji Dergisi Ürdün Bilim ve Teknoloji Üniversitesindeki farmakologlar tarafından yayımlanan bir makaleye göre saf zeytinyağında bulunan oleocanthal, anti-kanserojen ve anti-östrojenik özelliklere sahip bir bileşik. Belki de oleocanthal takviyesi, tamoksifen gibi anti-östrojenlerin etkisini artırabilir. Çalışma Araştırmacılar, MCF-7, BT-474 ve T-47D meme kanseri hücrelerini (-) – oleocanthale maruz bıraktı. Bu hücre tiplerinin tümü östradiol reseptörlerine sahiptir. Sonuçlar Oleocanthalın  konsantrasyonu arttıkça, kanser hücreleri üzerindeki etkileri daha ölümcül olur. Soldaki aşağıdaki şekil, Oleocanthal’ın MCF-7 kanser hücrelerini öldürdüğünü göstermektedir. Ortama östradiol eklenmesi, meme kanseri hücrelerini oleocanthala  karşı  korumuştur, ancak yeterince yüksek bir konsantrasyonda oleocanthal bu koruyucu etkiyi iptal etmiştir. MCF-7 hücreleri östradiole duyarlıdır. Östradiol içeren test tüplerinde, anti-östrojen tamoksifen, östradiol etkisini etkisiz hale getirerek kanser hücrelerini öldürür. Oleocanthal, tamoksifenin bu etkisini arttırır. Bir hayvan çalışmasında, araştırmacılar farelere BT-474 kanser hücresi yerleştirdiler. Ayrıca kg vücut ağırlığı başına 5 veya 10 mg  oleocanthal verilen farelerde, tümörlerin büyümesi durdu. Araştırmacılar  oleocanthalı doğrudan ince bağırsaklara enjekte ettiler. 80 kg ağırlığındaki bir yetişkin için…

Gittikçe daha sık, gıda polifenollerinin sağlığa faydalarını duyuyoruz. Yaban mersini büyük bir polifenol bileşiği kaynağıdır. Son zamanlarda, araştırmacılar yaban mersini polifenollerinin obeziteyi önleyebileceği teorisini araştırdılar . Yaban mersini veya yaban mersini polifenol özü, obezite ve diğer metabolik problemlere karşı savaşmaya yardımcı olabilir. Bu araştırmacılar, Çin’deki Shenyang Ziraat Üniversitesinde hayvan deneyleri yaptılar ve sonuçlarını Beslenme Biyokimyası Dergisi’nde yayımladılar. Polifenoller,birçok gıdada bulunan bileşiklerdir.  Meyvelerin renkli kabukları genellikle çok yüksek seviyede polifenol içerir. Son yıllarda, çeşitli meyve bazlı polifenollerin sağlığa faydalarını gösteren çok sayıda araştırma yapılmıştır. Polifenoller çeşitli sağlık yararlarıyla bilinir. Yaban mersini,sağlık yararları bildirilen diyet polifenol kaynaklarıdır.Bununla birlikte,yaban mersini polifenollerinin obeziteyi hafifletmedeki rolü tam olarak anlaşılmamıştır. Bu nedenle araştırmacılar, yaban mersini polifenollerinin obezite üzerindeki etkilerini inceleyen bir hayvan deneyi yaptı. Deneyde, bazı farelere standart bir diyet uyguladılar. Başka bir grup fareye, şişman ve diyabetik olma eğilimi gösterecekleri yüksek yağlı bir diyet uyguladılar. Ve üçüncü fare grubunu yüksek yağlı diyetle beslediler ancak bu grubu yaban mersini polifenolleri…

Diyetimiz sağlığımızı,aynı zamanda kokumuzu,baştan çıkarma potansiyelimizi bile etkiler.Vücut kokumuza ter bileşiklerini metabolize eden deri bakterileri neden olur. Ancak insan terlemesi, evrim bakış açısından sağlık hakkında da bilgi verir ve çekiciliğinizi artırmaya yardımcı olabilir. Meyve ve sebzeler yönünden zengin bir diyetin sağlığa sayısız faydaları bulunsa da bu fayda oldukça ilginç: Evrim ve İnsan Davranışı bölümünde yayımlanan bir Avustralya çalışmasında araştırmacılar, meyve ve sebze tüketiminin daha iyi bir vücut kokusu ile ilişkili olup olmadığını araştırdılar. Araştırmacılar sağlıklı erkekleri aldı ve karotenoid alımlarını değerlendirmek için bir spektrofotometre kullanarak derilerini inceledi. Çok fazla renkli meyve ve sebze yediğinizde, meyvelerin ve sebzelerin kırmızı, sarı ve turuncu renklerinden sorumlu olan pigmentler karotenoidler nedeniyle cilt rengi daha canlı bir hal aldı.  Erkekler daha sonra kadınlara verilecek olan bir tişörtle spor yaptı; daha sonra bu tişörtler kadınlara koklatıldı: kadınların ter kokularını çekici bulduğu erkekler, karotenidler bakımından zengin beslenen erkeklerdi. Sonuçlar, cildin karotenoidler bakımından ne kadar zengin olduğunun, çekici vücut kokusuyla ilgisi olduğunu gösterdi. Çalışma küçük olmasına…