Category

Beslenme

Category

SÜT DOSYASI SÜT TÜKETİMİNİN SOSYAL VE BİYOLOJİK EVRİMİ İnsanlar doğada sadece yetişkinken süt tüketen tek canlılar değil aynı zamanda başka hayvanın sütünü tüketen tek canlılar olarak karşımıza çıkmaktadır ( enzim besinleri verilmediği için açlıktan süt tüketen kediler buna dahil değildir ). Araştırmacılar, süt içme geçmişimizi incelemek için, toplumların en az 8000 yıldır evcil inek, koyun ve keçi güttüğü Afrika’ya döndüler. Bilim adamları, Sudan ve Kenya’da 2000 ila 6000 yıllık sekiz iskeleti inceledi. Dişlerinden sertleşmiş diş taşlarını kazıdılar ve içeride hapsolmuş süte özgü bilinen proteinleri aradılar. Ekibinin, bulguları  bu insanların en az 6000 yıl önce bir çeşit süt ürünü tükettiklerini ortaya çıkardı . Bu, Afrika’da ve belki de dünyada süt tüketiminin bilinen en eski doğrudan kanıtıdır. Dahası , 2020’de yayınlanan bazı iskelet DNA’ları üzerinde yapılan bir araştırmaya göre , antik Afrikalılar süt sindirici genler geliştirmemiş gibi görünüyor.  Toplum, laktaz kalıcılığına sahip olmadan önce süt içiyormuş gibi görünüyor. İnsanlık Tarihi Bilimi Enstitüsü’nde antik proteinler uzmanı Max Planck’a göre  proteinler bugün Afrika’da…

Lactobacillus Plantarum nedir? Lactobacillus plantarum , yaygın bir laktik asit bakteri türüdür . Genellikle lahana turşusu, turşu, salamura zeytin ve kimchi gibi birçok fermente bitki ürününde bulunur. L. plantarum antikanser, antiinflamatuvar, antiobezite ve antidiyabetik özelliklere sahip bir antioksidandır. Ulusal Tayvan Spor Üniversitesi , Lactobacillus plantarum TWK10 (LP10 olarak bilinen bir probiyotik) ile 6 haftalık bir test gerçekleştirdi. Bu zaman diliminde, bilim adamları 24 erkek laboratuvar faresine bu probiyotikten verdiler. Nihayetinde keşfettikleri şey, bu probiyotiği alan laboratuvar farelerinin kas kütlesini artırabildiği, ayrıca LP10 almayan kontrol grubuna kıyasla dayanıklılık ve kavrama güçlerini de artırabildiğiydi. Araştırmacılar,bu çalışmada, LP10 takviyesinin egzersiz performansını artırdığını, beyaz yağ dokusunu azalttığını, kas kütlesini artırdığını ve vücut ağırlığı artışı olmaksızın gastroknemius kası tip I lif sayılarını artırdığını buldular. Bu sonuçlar, bağırsak mikrobiyotasının, enerji dengesi ve vücut bileşimi açısından fiziksel aktiviteyi etkilediğini göstermektedir. Bu nedenle, 6 hafta süreyle LP10 takviyesi vücut kompozisyonunu daha fit ve daha güçlü hale getirebilir. Sonuçlar…

Hangi bitki bazlı protein kaynakları en fazla anabolik potansiyele sahiptir? Protein, kas büyümesi için yapı taşları (amino asitler) sağlar. Ancak tüm proteinler aynı kaliteye sahip değildir. Örneğin, hayvan bazlı proteinler tipik olarak bitki bazlı proteinden daha kalitelidir. Nedeni: Amino asitlerin daha yüksek emilimi Daha yüksek esansiyel amino asit içeriği (vücut tarafından yapılamayan amino asitler) Daha yüksek lösin içeriği (kas büyümesini uyarmada en güçlü amino asit) Bu çalışma, ticari olarak temin edilebilen birkaç bitki protein takviyesini amino asit profilleri açısından analiz etti ve bunları hayvan proteinleriyle karşılaştırdı. Bitki bazlı protein kaynaklarının çoğu, hayvan bazlı proteinlerle karşılaştırıldığında lösin bakımından gerçekten daha düşüktü. Bununla birlikte, mısır proteini lösin bakımından çok yüksekti. Bu, mısırın yüksek kaliteli bir protein kaynağı olduğu anlamına gelmez. Mısır proteini, temel amino asit lizin bakımından düşüktür. Bir temel amino asit eksik olduğunda, kas büyümesi için tüm amino asitlerin kullanımını sınırlar. Bu nedenle, tam bir amino asit profili oluşturmak için farklı bitki bazlı protein kaynaklarını…

FRUKTOZ SİZİN İÇİN GERÇEKTEN KÖTÜ MÜ? Son 10-15 yıldır, fruktozun obezite, diyabet, alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı ve diğerleri gibi kronik sağlık sorunlarımızın çoğunda oynadığı rol hakkında çok sayıda tartışma yapıldı. Ancak, bu tartışmaların çoğu fazla abartılıdır. Fruktozun fiziğini bozacağından elma yemeyecek kadar korkan insanlar biliyorum. Evet, doğru duydun elma bile yemiyorlar! Dr. Robert Lustig, fruktozu şeytanlaştırmak için son yıllarda çok çalıştı ve çabaları sonuç verdi. ” Sugar: The Bitter Truth ” adlı YouTube videosu , bu yazı itibariyle 11 milyondan fazla izlendi. Lustig; fruktozun, karaciğer için alkol kadar toksik olan (glikoz ile karşılaştırıldığında) benzersiz bir şekilde şişmanlatıcı bir zehir olduğunu iddia ediyor. Ama bu doğru mu? Mevcut kanıtlar bu durumu destekliyor mu? Dr. Lustig, glikoz ile karşılaştırıldığında fruktozun benzersiz bir şekilde şişmanlatıcı olduğunu savunuyor. Fruktozun, karaciğerin karbonhidratları yağa dönüştürdüğü süreç olan de novo lipogenez (DNL) için en etkili substrat olduğunu iddia ediyor . Ancak Dr. Lustig, insanlar için geçerli olmayan hayvan kanıtlarına güveniyor. Fare karbonhidrat metabolizması ile insan karbonhidrat metabolizması arasında büyük bir fark vardır.  İnsanlarda…

Bakır ve Varisli Damarlar Varisli damarlar, damar içerisindeki kan basıncının yükselmesi ve damar duvarını zayıflatıp zarar vermesi sonucunda ortaya çıkar. Varisli damarlardaki kan, bacaklardan kalbe geri çıkmakta zorlanır. Varisli damarların ortaya çıkmasının altında yatan pek çok sebep olabilir. Örneğin: hareketsizlikten kaynaklanan yavaş kan dolaşımı, kalıtsal faktörler, kilo, hamilelik, kabızlık ve mineral eksiklikleri varisli damarların ortaya çıkmasının sebeplerindendir. Bakır; iskelet sistemini güçlendiren, bağışıklık sistemini düzenleyen ve kan dolaşımını destekleyen önemli bir besin maddesidir. Bakır eksikliği veya biyolojik olarak kullanılabilir bakırdaki yetersizlik damarların esnekliğini yitirmesine ve yavaş yavaş zayıflayıp şişmeye karşı güçsüz duruma düşmesine neden olabilir. Bakır ve Varisli Damarların İlişkisi Nedir? Bakır, elastin ve kolajeni bir araya getirerek dokuları daha esnek hale getirir. Bu, damarların endotelyal tabakasını esnek tutar fakat bu esneklik damarların kendini tutamayıp şekil bozukluklarına maruz kalacağı düzeyde değildir. Eğer damarlarınızda yırtık veya güçsüz bir nokta varsa; bakır bu bozuklukları tamir etmek için oldukça gereklidir. Bu durum kılcal ve…

Kahve içmenin yanlış bir yolu olduğunu biliyor muydunuz? Hızlı metabolizma ve sağlık yararları için kahve içmenin belirli bir yolu vardır, bu yüzden nasıl olduğunu öğrenmek için okumaya devam edin. Kahvenin içinde etkili bir metabolizma uyarıcısı olan kafein bulunur. Kafein  vücudun metabolizma hızını ve şeker yakımını arttırmak için tiroidleri harekete geçerir. Kahve; magnezyum, B vitamini, manganez ve potasyum açısından çok zengin bir metabolik maddedir. Metabolizmayı harekete geçirecek her uyarıcı, yiyeceklerden elde edilen kan şekeri ile desteklenmelidir. Eğer yeterli derecede kahve içip metabolik destek yani yiyecek enerjisi alırsanız, metabolizmanız hızlanır böylece daha sıcak, daha odaklanmış, daha motive ve daha sakin hissedersiniz. Eğer bu metabolik destek yani yiyecek enerjisi kahveden gelen uyarıcı etkiyi yeterince karşılayamazsa; gergin, keyifsiz ve sinirli hissedebilirsiniz. Eğer siz de bu şekilde gergin, keyifsiz ve sinirli hisseden taraftakilerdenseniz; bu, vücudunuzda depolanmış halde bulunan enerjinin yetersiz olduğu ve kafeinin getirdiği uyarıcı etkiye yeterli karşılığı veremediği anlamına gelir. Peki sonuç nedir? Kan şekerinde…

Taurin vücutta doğal olarak bulunan, sülfür türevi bir amino asittir. Taurinin diğer amino asitlerden farkı, protein üretiminde kullanılmamasıdır. Taurin vücutta çok çeşitli ve önemli fonksiyonlara sahiptir. Bu amino asitin görevleri beyin, gözler, kaslar ve kalp üzerinde yoğunlaşmaktadır. En önemli görevi hücrelerdeki sıvı dengesini sağlamasıdır. Taurin hücre içi serbest kalsiyum yoğunlaşmasının düzenlenmesinde rol oynar. Protein üretiminde kullanılmamasına rağmen beyindeki, kas dokusundaki, retinadaki ve organlardaki en bol amino asitlerden biridir. Taurin stresle ilişkili nöron hasarına karşı da koruyucu görev üstlenmektedir. (Ç) Taurinin vücuttaki görev dağılımı incelendiğinde eksikliğinin de birçok sıkıntıya yol açacağı söylenebilir. Taurin eksikliği kardiyomiyopati, böbrek fonksiyon bozukluğu, gelişimsel anormallikler, retinal nöronlardaki hasar ile ilişkilendirilir. (Ç) Diyabetli insanların daha düşük taurin seviyelerine sahip olma eğilimi bilinmektedir. (Ç) Bu da düşük taurin seviyelerinin diyabet üzerinde doğrudan ya da dolaylı şekilde etkisi olduğunun göstergesi olabilir. Araştırmalar taurinin diyabetik sıçanlarda açlık kan şekerini düşürdüğünü göstermiştir. (Ç) Danimarka Kopenhag Üniversitesinde yapılan hayvan araştırmalarında yüksek protein,…

Hemen hemen hiç kimse pantotenik asit, yani B5 vitamini hakkında konuşmaz. Muhtemelen eksikliği nadirdir fakat birazdan bahsedeceğimiz birkaç faktörün bir araya gelmesiyle birlikte B5 vitamini eksikliği yaşayabilmeniz olasıdır.B5 vitamini eskikliği; huzursuzluk, uyku sorunları,iğne batma hissi,karıncalanma,mide kramplarına ve testosteron düşüklüğüne neden olabilir. Japonya’daki Gifu Üniversitesi’ndeki araştırmacılara göre, pantotenik asit olarak da bilinen B5 vitamini, testosteron üretiminde yer almaktadır. Hayvan çalışmalarında, bilim adamları vücutta yetersiz B5 vitamini olduğunda testosteron seviyelerinin azaldığını göstermektedir. B5 vitamini, hücrelerin besin maddelerini enerjiye dönüştürdüğü karmaşık bir reaksiyon olan sitrik asit döngüsünde (Krebs Döngüsü) yer alır. B5 vitamini ayrıca kolesterol, yağ asitleri ve asetilkolin biyosentezinde de rol oynar. Mevcut Japon araştırmaları, çok fazla egzersiz, nispeten yüksek bir yağ ve düşük bir karbonhidrat kombinasyonunun,B5 vitamini yetersizliği olasılığını arttırdığını göstermektedir. Araştırmacılar, sıçanlarda B5 vitamini (pantotenik asit) ihtiyacının, antrenman ve yüksek yağlı bir diyet kombinasyonu ile sinerjik olarak arttığını buldular. Sonuç olarak çok fazla egzersiz yapıyorsanız ve yüksek yağ içeren bir…

Zencefil ülkemizde yaygın kullanılan bir baharattır.Erkeklerin mutlaka tüketmesi gereken besinlerin başında gelir. Taze, kurutulmuş veya toz halinde kullanılabilir. Zencefil köksapı; gingerol, shogaoller, zerdiol ve zerdion gibi biyolojik olarak aktif birkaç bileşik içerir.Şimdi gelelim neden erkekler için bu kadar önemli olduğuna: Testosteron Artırıcı Olarak Zencefil Zencefil köksap tozunun günde 50 mg / kg ve 100 mg / kg dozlarda antioksidan ve androjenik aktiviteye sahip olduğu bildirilmiştir. Kg başına 100 mg zencefil uygulaması, serum testosteron seviyelerini  önemli ölçüde arttırdı.Ayrıca günde 50 mg / kg  kullanımda da testosteronda artış vardı ancak istatistiksel anlamlılığa ulaşamadı.Kamtchouing ve ark.  ayrıca sağlıklı sıçanlarda serum testosteron düzeylerinin yanı sıra testisin ağırlığında ve testiküler kolesterol düzeylerinde de artış olduğunu bildirmişlerdir . 500 mg / kg ve 1000 mg / kg dozlarını kullanan bir başka çalışmada Zingiber officinale ekstresinin doğurganlık önleyici özelliklere sahip olduğu belirtilmiştir.Kontrollerle karşılaştırıldığında serum testosteron düzeylerinde  ve seminal kalitede doza ve süreye bağlı artışlar belirtilmiştir. Çok yüksek bir dozda (35 gün boyunca 2000 mg / kg), zencefil, androjenik aktiviteden kaynaklanan negatif geri besleme reaksiyonundan kaynaklanabilecek testis ağırlıklarını hafifçe azaltmıştır.Zencefil ve çinko kombinasyonunun sıçanlarda testosteronu…

Takviyeler söz konusu olduğunda, çoğu insan peynir altı suyu proteini,bcaa ve kreatin gibi şeyleri duymuştur. Çoğu insan glisini duymamıştır ki bu şaşırtıcıdır çünkü yeni değildir ve araştırmalar çok yararlı olabileceğini gösteriyor. Glisin, insan vücudunda en bol bulunan ikinci amino asittir ve esansiyel bir amino asit olmasa da çoğu insan çok fazla kollajen, jelatin veya kemik suyu tüketmedikçe yeterli miktarda glisin alamaz . Glisin, hayvanların yediğimiz kısımlarında değil hayvanların dokusunda bol miktarda bulunur. Deride, kemiklerde, bağlarda ve tendonlarda bulunur; temel olarak kas etleri hariç diğer yerlerlerde. Geçmişte, atalarımız tüm hayvanı yer ve hayvanın hiçbir parçasını boşa harcamazlardı. Bu, geçmişte atalarımızın bizim bugünkü diyetimizden aldığımızdan çok daha fazla glisin aldığı anlamına gelir. Günümüzde genelde sadece kas etleri yemeyi tercih ettiğimiz için çoğumuz az glisin alıyoruz. Unutulmuş Amino Asit Glisin olmadan kemik, kıkırdak, bağ dokusu, cilt, kan damarları, fasya ve diş gelişimi için gerekli ana yapısal protein olan kolajen yapmak çok zordur. Kas…