Category

Yaşam Tarzı

Category

Uyku genel olarak sağlığınız için ve ayrıca hormonal üretim için çok önemlidir. Uyku sırasında testosteron gibi sağlığımız için en faydalı hormonları üretiyoruz. Uyku kalitesini artıracak bazı şeyler yapabilirsiniz, örneğin: Uykudan önce mavi ışığa maruz kalmaktan kaçının.(elektronik alet ışıkları) Dizüstü veya bilgisayarınızda mavi ışığı engellemek için f.lux gibi bir uygulama indirin . Akıllı telefonunuza mavi ışığı engelleyen bir uygulama yükleyin. Bunlar hem iPhone’lar hem de Android modeller için geçerlidir. Geç saatlerde kafein tüketmeyin. Gün boyunca doğal güneş ışığı veya parlak ışık sirkadiyen ritminizi sağlıklı tutmanıza yardımcı olur. Bu, gündüz enerjisinin yanı sıra gece uyku kalitesini ve süresini de artırır. Tamamen karanlık bir odada uyuyun. Düzenli egzersiz iyi bir uyku sağlar fakat hemen yatmadan önce çalışmaktan kaçının. Yatağa çok aç bir karınla girmeyin. Yatmadan önce papatya veya melisa çayı içmek daha iyi bir uyku sağlayabilir. Serin bir odada uyumayı tercih edin. ( 20 ° C) en iyisidir. Yatmadan önce odanızı havalandırın. Alabileceğiniz ve uykuya dalmanıza yardımcı olacak bazı takviyeler de vardır:…

Vahşi doğa hayranı Henry David Thoreau medeniyet ve onun hoşnutsuzlukları için yazdığı reçeteyi, 1854 tarihli Walden-Ormanda Yaşam makalesinde sundu.Şimdi eko-terapiyi destekleyen bilimsel kanıtlar var. Japonların “Shinrin-yoku” ismini verdikleri orman banyosu uygulamasının kalp hızını ve kan basıncını düşürdüğü, stres hormonu üretimini azalttığı, bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve genel olarak esenlik duygularını iyileştirdiği kanıtlanmıştır. 2004’ten 2012’ye kadar Japon yetkililer orman banyolarının fizyolojik ve psikolojik etkilerini inceleyerek yaklaşık 4 milyon dolar harcadılar ve sonuçlara göre 48 terapi izi belirlediler. Tokyo’daki Nippon Tıp Okulu’nda profesör olan Qing Li, ormana maruz kalmadan önce ve sonra bağışıklık sistemindeki doğal öldürücü (NK) hücrelerinin aktivitesini ölçtü. Bu hücreler viral enfeksiyonlu hücrelere hızlı yanıt verir,tümör oluşumuna cevap verir, bağışıklık sistemi sağlığı ve kanser önleme ile ilişkilidir. 2009 yılında yapılan bir çalışmada Li’nin denekleri bir orman ziyaretinden sonraki hafta NK hücre aktivitesinde önemli artışlar gösterdi ve her haftasonu ormanda ardı ardına olumlu etkiler sürdü. Bunun nedeni, ağaçlarda, bitkilerde,bazı meyve ve sebzelerde…

Sağlıklı bir vücuda ve optimize hormon seviyelerine sahip olmak için temiz, sağlıklı bir beslenme şarttır.Genel bir kural olarak, ticari bir kutuda gelen her şeyden kaçının. Neredeyse her zaman toksinler ve diğer işlenmiş kimyasallar içerirler.Bunlar, hormon bozucu maddeler ve bağışıklık bastırıcı maddeler ile doludurlar. Örneğin,ekmeği ele alalım herkesin severek tükettiği bir besin olmasına rağmen glüten, lektin ve fitat denen bağırsaklarınızı tahrip edebilen,besin maddelerinin emilimini azaltan ve hormonal dengenizi dolaylı olarak etkileyen maddeleri içerir. Hububat ve şekerler de kanınızda glukoz seviyelerini arttırır.Peki bunların testosteron seviyeleri ile ne ilgisi var? Washington’daki araştırmacılar, 70 gram glukoz tükettikten sonra, testosteron seviyelerinin diyabetli ve diyabetli olmayan kişilerde yaklaşık % 25 azaldığını ve bu etkinin glukoz emildikten iki saat sonra bile sürdüğünü tespit etti. Ayrıca soya ve diğer östrojenik gıdaları tüketmemek de önemli. Östrojen testosteron ile rekabet eder ve hücreler üzerindeki etkisini önemli ölçüde zayıflatır. Östrojenik ürünlerden tamamen uzak durmak daha güvenlidir çünkü sağlıklı erkeklerde testosteron seviyelerini…

Pirinç pek çok insanın severek tükettiği bir gıda sporcuların ise liste başındaki en önemli karbonhidrat kaynağı diyebiliriz. Testosterontr ailesi olarak pirinci sevmemizin en önemli nedeni gluten içermemesi…Bilindiği üzere karbonhidratlar testosteron üretimi açısından çok önem arz ederler.Karbonhidratların uzun süreli olarak çok az miktarlarda alındığı diyetlerde testosteron seviyelerinin düştüğü gözlemlenmiştir. Pirinç güzel bir karbonhidrat kaynağı fakat doğru pişirme tekniği ile pişirildiğinde…”Peki biz bildiğimiz gibi pişirsek ne olur?” Derseniz yüksek oranda arseniğe maruz kalabilirsiniz.Bu da testosteron seviyeleriniz açısından hiç iyi olmaz. Arsenik Nedir ve Pirince Nasıl Bulaşır? Arsenik, yeraltı sularında doğal olarak bulunan yarı-metalik bir kimyasaldır . Meyve ve sebzelerin çoğu çok az miktarda arsenik içeriyor olsa da pirinç; büyük, su basmış tarlalarda yetiştirildiği için arseniği daha yüksek seviyelerde emer. Arsenik’in Sağlık Etkileri Nelerdir? Arsenik maruziyeti testosteron düzeylerini düşürerek erektil disfonksiyon(sertleşme sorunu) riskini artırmaktadır. Bununla birlikte,yapılan araştırmalarda katılımcıların arsenik maruziyeti arttıkça, testosteron düzeyleri azalmıştır.Ayrıca serbest radikallerin varlığı NO (nitrik oksit) sentezini inhibe edebilir…

Sık sık yorgun hissediyor musunuz? Yorgunluk ve bitkinlik hayatınızı zorlaştırıyor mu? Bu durumu tersine çevirmenin en iyi yollarından biri kanınızdaki oksijen seviyelerini artırmaktır. 1. Egzersiz Yap Kanınızın oksijen ile infüze olmasını sağlamak için düzenli olarak çalışmanız gerekir. Egzersiz yaptığınızda, vücuttaki hücreler oksijeni normal hızdan daha hızlı yakar ( 1 ). Vücuttaki karbondioksit seviyeleri arttıkça beyniniz daha fazla oksijen kaynağı almak için solunum hızını artırır. Akciğer ve kalbiniz egzersiz sırasında daha fazla oksijen almak için optimum kapasitede performans gösterir. KOAH’tan muzdarip kişilerin ve sonuç olarak düşük oksijen satürasyonunun egzersiz yoluyla kandaki oksijen seviyelerinin artırabildiği gözlenmiştir. 2. Antioksidanlardan Bolca Tüket Antioksidan yiyecekleri tükettiğinizde , vücudunuz oksijeni daha iyi bir şekilde kullanabilir ( 2 ). Vitamin E ve C de dahil olmak üzere belirli vitaminlerin kanıtlanmış antioksidan özellikleri vardır. Antioksidan alımınızı arttırmak için kızılcık, yaban mersini, kırmızı barbunya fasulyesi ve koyu yapraklı sebzeler gibi yiyecekler yiyebilirsiniz. 3. Duruşunu İyileştir Postür ve kandaki oksijen…

Gluten Nedir? Gluten buğdayda bulunan bir proteindir. Bağlayıcı bir maddedir, bu da malzemelerin birbirine yapışmasını sağlar ekmeğin kabarması yine gluten sayesindedir .Gluten, gliadin ve glutenin adı verilen iki proteinden oluşur. Gluten Seks Yaşamınızı Nasıl Etkiler? Sindirim sorunları: Her şeyden önce, gluten pek çok sindirim sorunu yaratır. En yaygın yan etkilerden bazıları aşırı şişkinlik, gaz ve genel sindirim rahatsızlığıdır. Vitamin ve Mineral Eksiklikleri: Gluten bağırsağınızı tahriş eder ve sonuç olarak, bağırsaklarınızın birçok vitamin ve mineralleri emebilme kabiliyetine zarar verebilir.Örneğin, C vitamini, D vitamini, folat ve çinko…Sadece birkaç tanesidir. 2002’den bir çalışma, glutene duyarlı olan hastaların çeşitli vitaminlerde önemli eksiklikler yaşadığını ortaya koymuştur.Vitamin eksiklikleri pek çok hastalığa sebebiyet vermekle birlikte seks hayatınız ve testosteron seviyeleriniz için de iyi değildir. Adrenal Stres: Glutenin cinsel gücünüze müdahale etmesinin en temel ve en kötü yolu adrenal strese neden olmasıdır.Gluten bağırsak iltihabına (ve genellikle kan şekeri salgılanmasına) neden olduğu için böbreküstü bezleriniz kortizolü aşırı üretmeye zorlanır.…

MSG nedir? Msg diğer ismiyle Çin tuzu ,beyne etki edip o yiyeceği lezzetli bulmamızı sağlayan bir lezzet artırıcıdır.Yediğimiz pek çok paketlenmiş üründe lezzeti artırması için kullanılmaktadır.O zaman içeriğe bakıp içinde MSG olmayan ürünleri tercih ederiz dediğinizi duyar gibiyim fakat bu maddeden kaçınmak o kadar kolay değil çünkü pek çok farklı madde içinde gizleyebiliyorlar. Buna daha sonra geleceğiz şimdi çıkış noktasına bakalım “Çin Restoranı Sendromu” ifadesi 1960’larda New England Journal of Medicine’de bir makale ile ele alındı .Çin yemeği yedikten yirmi dakika sonra, bazı hassas insanlar karıncalanma, beyin sisi, uyuşukluk, göğüs tansiyonu ve ağrılar yaşadılar.Bunun nedeni Çin restoranlarında MSG’nin yaygın kullanımı. Tabi sadece etkileri bunlarla sınırlı değil Fibromiyalji,obezite,yağlı karaciğer, yüksek insülin ve kan şekeri, yüksek kolesterol dahil olmak üzere bir dizi sağlık sorununa neden olan MSG üzerinde birçok tartışma vardır.Metabolik sendrom,yüksek tansiyon, bağırsak-beyin bağlantısında rahatsızlıklar, nörolojik ve beyin sağlığı sorunları testosteron düşüklüğü ve çok daha fazlası. Proteinler doğal halde yutulduğunda, mide…

Parfüm İçeriğindeki Gizli Kimyasallar Doğal olarak pazarlanan sabunlardan, kolonyalara kadar birçok ev ürününün son bileşenlerinden birinin “parfüm” kelimesi okuduğunu hiç fark ettiniz mi? Genellikle tek bir kelime olarak yazdıkları masumane gözüken “parfüm” kelimesi aldatıcı olabilir çünkü tek bir kelimeyle yazılan “parfüm” basitçe bir kokudan değil yüzlerce kimyasal bileşenden oluşabilir . Bildiğimiz şu ki bu bileşenlerden bazıları: petrokimyasallar, östrojenik kimyasallar, hormon bozucu maddeler ve şüpheli kanserojenler gibi istenmeyen maddelerdir.Kokulara karşı pek çok reaksiyon görülebilir:astım atakları, baş ağrıları ve deri döküntüleri… Koku(parfüm), şirketlerin özel karışımları hakkında bilgi saklamasına izin veren bir ticari sırdır.Bu nedenle kamuya açıklamak zorunda değildirler. Bir yandan, bu mantıklıdır özel bir ürününüz var ve onu siz yarattınız, pazarlamak ve ondan yararlanmak istiyorsunuz. Bu adil.Ancak bu boşluk, genellikle zararlı veya test edilmemiş tüm kimyasalları maskelemek için kullanılır. Bir şirketin bir sebepten ötürü ifşa etmek istemediği bir şey varsa, basitçe (ve yasal olarak) ‘koku’ adı altında toplayabilirler. Endüstri destekli bir ticaret…

Endokrin bozucular, hormon sistemini değiştirebilen sentetik kimyasallar veya doğal maddelerdir. Endokrin bozucuların çoğu ya doğrudan testosteron üretimini olumsuz etkiler ya da östrojen taklitleri (xenoestrojenler gibi) gibi davranırlar. Bunlar esas olarak plastikler, metal gıda kutuları, deterjanlar, alev geciktiriciler, oyuncaklar, pestisitler, koruyucu maddeler, kozmetik ürünler ve eczacılık ürünlerinde bulunur. Ayrıca kanser, azalan doğurganlık, metabolik sendrom, hipotroidizm ve diyabet gibi birçok sağlık sorunlarıyla da bağlantılıdırlar. Bu maddelerden kaçının: BPA (Bisfenol A) • Plastiklerde bulunur, testosteron seviyelerini önemli ölçüde düşürür ve iktidarsızlığa (erektil disfonksiyona) neden olabilir. BPS (Bisfenol S) • Termal makbuzlar, plastikler ve ev tozlarında bulunur.BPA’ya göre “daha güvenli” bir alternatif olarak pazarlanmaktadır.Fakat BPA ile aynı negatif endokrin etkileri bulunmaktadır. Fitalatlar • Plastiklerde ve kozmetik ürünlerinde bulunur. • İdrarında yüksek oranda fitalat bulunan erkekler, fitalat bulunmayan erkeklere göre daha düşük testosteron seviyelerine sahiptirler. Parabenler • Özellikle güneş losyonlarında, nemlendiricilerde, şampuanlarda, diş macunlarında ve diğer kozmetik ürünlerinde koruyucu olarak bulunur. • Erkeklerde östrojen seviyelerini…

Soğuk Bir Duş Yağ Yakımına Yardımcı Olur Şaşırtıcı gelebilir ancak soğuk bir duş kilo kaybını teşvik edebilir. Vücudumuzda iki tür yağ bulunur : beyaz yağ ve kahverengi yağ. Çoğu insan beyaz yağa aşinadır, çünkü hepimizin kurtulmak için mücadele ettiği yağ türüdür. Öte yandan kahverengi yağlar popüler değil ama bu daha az önemli olduğu anlamına gelmez.Beyaz yağın tam tersine, kahverengi yağ, tutmak istediğiniz yağ türüdür, çünkü soğuktan dolayı aktive edildiğinde, vücudunuzu sıcak tutmak için kalori yakmaya başlar. Soğuk Duş Bağışıklığınızı Arttırır Bir çok insan aksini düşünebilir ancak soğuk bir duş aslında bağışıklık sisteminizi güçlendirebilir ve vücudunuzun grip ve soğuk algınlığı ile savaşmasına yardımcı olabilir. Çek Cumhuriyeti’nden yapılan araştırmalar, haftada üç kez soğuk suya dalmış bireylerin beyaz kan hücresi sayısında önemli bir artışa sahip olduğunu gözlemlemiştir. Beyaz kan hücreleri, patojenleri ,bakterileri yok etmek; toksinleri ve virüsleri öldürmekle sorumludur. Soğuk algınlığına eğilimliyseniz, bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için haftada en az bir kez soğuk duş…