MULTİVİTAMİNLER,ALMAYA DEĞER Mİ?

Multivitaminler günümüzde en çok kullanılan gıda takviyeleri arasındalar ve ne yazık ki ne kadar çok vitamin,mineral alırsam vücudum için o kadar iyi olur mantığıyla gelişigüzel tüketilmekteler.Yorgunluk hisseden bir kişinin ilk yaptığı iş eczaneye gidip bir multivitamin almak ancak bu iş bu kadar basit mi? Beslenme alanında yaptığım araştırmalarda gördüğüm bazı durumlarda çözümün değil de sorunun bir parçası olabilirler.

MULTİVİTAMİNLER BUNA DEĞER Mİ?

Gerçekte, çok sağlıklı beslenenler bile, onları almak zorunda hissedebiliyorlar.Multivitaminler korku temelli bir alışkanlık haline geldi.Çoğu kişi önemsemese de bireysel ihtiyaçlarınıza uymuyorsa size yardımdan çok zarar verebilir.

MULTİVİTAMİNİNİZDE BUNLARDAN BİRİ VARSA DİKKATLİ OLUN

Çoğunlukla düşük içerik kalitesi ve multivitaminlerin tedavi edici olmayan etkilerinin ötesinde, farkında olunması gereken daha büyük problemler var …

1) FOLİK ASİT

Multivitaminlerin çoğu, eğer MTHFR gibi genetik bir mutasyona sahipseniz, zararlı olabilecek folik asit (folat veya B9 vitamininin sentetik şekli) içerir . Ek olarak, belirli bir MTHFR türüne sahipseniz, folat bile yeterli olmaz çünkü mutasyon folat veya folik asidi sizin için oldukça işe yaramaz hale getirir. İşte MTHFR genetik mutasyonunun en yaygın versiyonlarından bazıları ve vücudunuzun folatı gıdadan ve takviyelerden, vücut tarafından kullanılabilen form olan metilfolata dönüştürme kabiliyetini ne kadar etkilediği:

MTHFR C677T = heterozigoz mutasyon (bir mutasyon) % 40’a kadar fonksiyon kaybı tahmin edilen.
MTHFR T677T = homozigoz mutasyon (iki mutasyon)% 70 fonksiyon kaybına kadar tahmin edilen.
MTHFR A1298C = heterozigoz mutasyon (bir mutasyon)% 20’ye kadar fonksiyon kaybı tahmininde bulunuldu (burada sınırlı araştırma ve tartışma mevcut)
MTHFR C1298C = homozigoz mutasyon (iki mutasyon)% 40’a kadar fonksiyon kaybı tahmin ediliyor.

2) D VİTAMİNİ

Hemen hemen tüm multivitaminler, yağda çözünen bir vitamin ve teknik olarak bir hormon olan sentetik D3 vitaminini içerir . D vitamini takviyesi vücudunuza yemeğinizden daha fazla kalsiyum emmesini söyler, bu nedenle kan dolaşımında D vitamini bulunması, D vitamini takviyesi alan kişinin D vitamini takviyesi almayan bir kişiden daha fazla gıdadan kalsiyum emeceği anlamına gelir .

İlginç değil mi? Bu nedenle, belki de düşük kalsiyum seviyeniz varsa, D vitamini sizin için büyük bir problem olmayabilir. Peki ya zaten yüksek kalsiyum seviyelerine sahipseniz ve hatta bilmiyorsanız? D vitamini alınması, özellikle daha yüksek dozlarda, kronik olarak yüksek kalsiyum seviyeleri yaratabilir. Zamanla vücudunuzun kireçlenmesine neden olabilir. (sırt ağrısı, eklem sorunları, osteoporoz gibi)

D3 vitamini takviyelerini rastgele kullanmadan önce vücudunuzun neye ihtiyacı olduğunu öğrenin.

3) KALSİYUM

Süt ürünlerinde, kemikli deniz mahsullerinde, bademlerde ve yeşil yapraklı sebzelerde bol miktarda kalsiyum bulunabilirken kalsiyum takviyesi hala popüler. Eski okul beslenme bilgisi, kalsiyumun güçlü kemikler oluşturduğunu söylerken süreçte önemli olan diğer besinleri – yani magnezyum, K2 vitamini, bor ve D vitamini – vurgulamayı ihmal eder.

Kalsiyum takviyesi konusundaki araştırmalar o kadar iyi değil. Amerikan Klinik Beslenme Dergisi’nde 2007 yılında yapılan bir çalışma, şunu buldu:

Kalsiyum alımının kadınlarda veya erkeklerde kalça kırığı riskiyle anlamlı bir şekilde ilişkili olmadığını göstermektedir. Randomize kontrollü çalışmalardan elde edilen sonuçlar, kalsiyum desteği ile kalça kırığı riskinde bir azalma olmadığını fakat risk artışının mümkün olduğunu belirtti. ”

Ve bir 2017 çalışması :

“… Kalsiyum  takviyesinin  iskelet dışı, özellikle kardiyovasküler sağlık üzerindeki olumsuz etkisine dair artan kanıtlar  endişe kaynağı oldu.”

D Vitamini + Kalsiyum takviyesi vücutta kalsiyum seviyelerini fazla artırarak risk oluşturabilir.

Gıdalardan alınan kalsiyumda bir sorun yok fakat takviye almak bir sorun yaratabilir.

4) A VİTAMİNİ VE BETA KAROTEN

A Vitamini ve Beta Karoten ile ilgili sorun nedir?  A vitamini uzun bir süredir besinsel bir süperstar olarak lanse edilse de A vitamini toksisitesinin gerçek bir şey olduğunu unutmayın.Hemen hemen bütün yiyeceklerde bulunur.Ayrıca multivitaminlerde, takviyelerde (morina karaciğeri yağı gibi), cilt kremlerinde (özellikle yaşlanma karşıtı kremlerde), güneş koruyucularında ve farmasötik ilaçlarda (Accutane gibi) bulunur. 

Sağlık geçmişinize ve kullanımınıza bağlı olarak A vitamini toksisitesi veya fazlalığı, belki de bilimsel literatürde bildirilenden çok daha düşük dozajlarda sizi etkileyebilir. 

A vitamininin %90’ı karaciğerinizde depolanır ve ihtiyaç duyulduğunda kan dolaşımına salınır. Fakat karaciğerinizin depolama kapasitesi dolduğunda ne olur? Karaciğer zaten A vitamini tarafından boğulmuşsa dokularda ve yağ deposunda birikir, özellikle ciltte, kemiklerde ve görüşte sistematik iltihaplanmaya yol açar.

A vitamini eksikliği gelişmiş ülkelerde nadirdir ve A vitamini toksisitesi pek çok soruna yol açabilir .

5) DEMİR

Demir, fazlasına veya çok azına sahip olmak istemediğiniz minerallerden biridir.

Çok az demire sahipseniz halsizlik, baş dönmesi, soluk cilt ve nefes darlığı ile ilişkili demir eksikliği anemisi riski altındasınız demektir.Kansızlık riski en fazla olanlar: kadınlar, vejetaryenler ve sık sık kan bağışlayanlardır.

Öte yandan aşırı demir,vücudunuzda paslanma maddesi olarak işlev görür ve dokularda, özellikle karaciğerde, pankreasta, kalpte, eklemlerde ve beyinde birikebilir.Bu yaşlanma sürecini hızlandırır ve sizi vasküler hastalık, kanser ve daha kısa bir yaşam için daha yüksek bir risk altına sokar. Aşırı demir yükü ayrıca karaciğer hastalığı, kardiyovasküler hastalık, gut, kısırlık, hipotiroidizm ve çok uzun bir listeyle bağlantılıdır ve demir durumunuzu bilmeniz bu nedenle çok önemlidir.

İHTİYACINIZ OLMAYAN TAKVİYELERİ ALMAYI BIRAKIN

Her zaman daha fazla daha iyi demek değildir.

Aklınızda bulundurmanız gereken birkaç ipucu:

Mineral  seviyelerini şelatladığı bilinen herbisitler ile kontamine olmuş GDO’lardan ve organik olmayan gıdalardan (özellikle demir, kobalt, molibden ve bakır) kaçının. Organik yemek ve GDO’lardan kaçınmak, Glyphosate gibi sentetik herbisit alımınızı azaltmanın en iyi yoludur.Beslenme eksikliklerinizi tespit etmek için test yaptırın ve eksiklikleri gidermek için doktorunuz gözetiminde takviye kullanabilirsiniz.Bu sırada vücudunuzu daima dinleyin ve yeni takviyeler aldığınızda neler hissettiğinize dikkat edin.

Referanslar:

https://mthfrgenehealth.com/mthfr-fqs/https://www.mthfrsupport.com.au/folic-acid-vs-5-mthf-debate/
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/28466573
https://ebm.bmj.com/content/ebmed/1/4/124.full.pdf
https://ggenereux.blog/wp-content/uploads/2016/10/extinguishing-the-fires-of-hell2.pdf
https://annals.org/aim/fullarticle/1789253/enough-enough-stop-wasting-money-vitamin-mineral-supplements
https://academic.oup.com/cardiovascres/article/36/3/293/298591/Hypercalcemia-and-metastatic-calcification
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3945755/
https://ggenereux.blog/https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16469975
https://www.merriam-webster.com/dictionary/teratogenic
https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJM199511233332101

Iron Behaving Badly: The Role of Iron Overload in Metabolic Disease


https://www.webmd.com/a-to-z-guides/understanding-anemia-symptoms
https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/iron-deficiency-anemia/symptoms-causes/syc-20355034
https://jamanetwork.com/journals/jama/article-abstract/205797
https://academic.oup.com/ajcn/article/86/6/1780/4649830

Author

Comments are closed.