İkinci Dünya Savaşı’ndan önce insanlar soya hakkında konuştuğunda akla gelen tek şey Asya mutfağında kullanılan sos olduğuydu.Bugün mısırdan sonra ABD’deki en büyük ikinci tarımsal üretim soyadır. Çin en büyük ithalatçısı olsa da, dünyanın geri kalanı geride değil Avrupa, Meksika ve Japonya’dan önce ikinci sırada yer alıyor.Yani evet, bu üretimin büyük bir kısmı hayvan yemi içindir.Ancak yine de en yakın süpermarketin raflarına bakın: tütsülenmiş soya peyniri, soya sütü, soya yoğurdu,soya tatlısı kreması,soya kıyması,soya sosu…

Soya genelde çok sağlıklı bir yiyecek olarak lanse edilir,medyada pek çok sağlık uzmanının soyaya methiyeler düzdüğünü görebilirsiniz.Peki bu reklamlara inanmalı mıyız? Soya gerçekten söylendiği gibi harika bir besin mi?

Soya bir endokrin bozucudur

Soya tüketimi, 1940’lardan bu yana bazı aktif bileşenlerinin, izoflavonların östrojenik özelliklere sahip olduğu keşfedildiğinden beri bir sorun olmuştur. Açıkçası, insan vücudundaki östrojen reseptörleri tarafından kadın cinsiyet hormonları ile karıştırılabilirler.Bu nedenle doğal bir endokrin bozucudur.Soya fasulyesi ve bunlardan elde edilen yiyecekler izoflavonlar açısından en zengin olanlarıdır . Bu nedenle soyanın uzun zamandan beri meme kanserini desteklediğinden şüpheleniliyor.2000’li yılların başından bu yana, soyanın sağlık üzerindeki olumlu veya olumsuz etkileriyle ilgili çalışmalar çoğalmıştır.Pek çoğu çelişkilidir.Kansere karşı koruyucu, kanserojen, kalp için iyi, diyabet önleyici vs… her şeyi okuduk … ve tam tersini.Sonuç olarak ne gibi yan etkilere sahip bir göz atalım ve kullanıp kullanmayacağınıza siz karar verin :

Soya erkek doğurganlığını azaltır

Sağlığımıza zarar vermeden önce, soya zaten doğurganlık üzerinde olumsuz bir etkiye sahip görünüyor . 2008 yılında yapılan bir çalışma, günde ortalama ½ porsiyon soya yemenin sperm konsantrasyonunu azalttığını buldu.Soya fasulyelerinin bu anti-fertilite etkisi obez veya fazla kilolu erkeklerde daha belirgin olacaktır.Araştırmacılar için ½ porsiyon soya 120 ml soya sütünü veya 57 gram tofuyu temsil eder.Aynı araştırmaya göre soyanın, başlangıçta en yüksek sperm konsantrasyonuna sahip erkekler üzerinde bile olumsuz bir etkiye sahip olduğunu bilmelisiniz. Harvard Üniversitesinden bir araştırma ekibi ise 99 erkeğin önceki spermleriyle üç ay boyunca soya ve izoflavon alımları sonrası spermini analiz etti ve karşılaştırdı.Hem izoflavon hem de soya alımı sperm sayısında bir azalma ile ilişkiliydi. Soya içeren gıdaları en çok tüketen erkeklerde, soya yemeyen erkeklerden daha azdı.(Ç)

Soya prostat kanseri riskini arttırır

Evet,soyanın en endişe verici olumsuz etkisi. Bu tehlikeyi öne çıkaran 2017 yılı çalışması.Çeşitli kanserli hastaların diyet alışkanlıkları ile ilgili 11 yıllık uzun bir çalışmanın sonuçlarına dayanıyordu.Araştırmacıların sonucu, soya izoflavon tüketiminin, prostat kanseri sıklığını ileri bir aşamada arttırdığıdır.Son olarak, beklenebileceği gibi, soya testosteron üretimine yardımcı olmaz.

Soya testosteron üretimini azaltır

Vücut geliştirme yapan erkekler, egzersizden sonra soya proteini tüketip tüketmeyeceklerini, östrojen üretimini artırıp testosteron seviyesini düşürüp düşürmeyeceğini merak ediyorlar.

Bir çalışma buna cevap verdi: vücut geliştirme yapan iki genç erkek grubundan birine peynir altı suyu proteini takviyeleri diğerine soya proteini takviyeleri verildi. Daha sonra,max kuvvetlerinin % 80’ini kullanarak 6 set 10 tekrar squat yaptırdılar. Araştırmacılar bu diyetle 14 gün geçtikten sonra, soya takviyesinin bu sporcuların kanındaki testosteron seviyelerini düşürdüğünü buldular.Peynir altı suyu proteini kortizol(stres hormonu) konsantrasyonunu azalttı.

Soyanın 6 olumsuz etkisi:

1. Artmış prostat kanseri riski
2. Erkeklerde doğurganlıkta azalma
3. Testosteronda düşüş
4. Libidoda düşüş
5. Kas gücünde azalma
6. Yorgunluk ve depresyon riski

Bağırsak Bakterileri ve Soya

Alternatif bir açıklama, bir kişinin soya izoflavonlarına reaksiyonunu ve izoflavonların bir metaboliti olan equol üretiminin ,bireyin bağırsak bakterilerine bağlı olarak değişebileceğini ortaya çıkaran araştırmalardan gelmektedir.Batı nüfusunun sadece% 30’u tarafından üretilen , Japon, Kore veya Çin popülasyonlarının ise % 60’ı tarafından üretilebilen  equolün fitoöstrojenleri kalp sağlığına yararlı hale dönüştürmede önemli bir rol oynadığına inanılmaktadır. Bu önemli bir ayrımdır.Batılılar, izoflavonları uygun şekilde sindirmek / metabolize etmek için donatılmamış olabilirler.Vücudunuz equol üretmediği sürece, büyük olasılıkla bir soya diyetinden faydalanamayacaksınız ve onu tüketmeniz sizi olumsuz yönde etkileyebilir. Bu durumun kaba bir karşılaştırması laktoz intoleransı olabilir laktoz intoleransı olan bir kişi daha fazla laktoz tüketerek toleranslı olamaz. Benzer şekilde, daha fazla soya tüketmek de vücudunuzu bir equol-üreticiye dönüştürmez.

Sonuç:
Soyanın bu 6 olumsuz etkisine kesinlikle maruz kalmak istemezsiniz.Mutlaka soyaya ihtiyacınız yoktur. Vejetaryen misin? Bunun yerine, tavuk yumurtasını tercih edin. Vegan mısın? Protein kaynaklarınızı değiştirmeye çalışın ve soya tüketiminizi azaltın.Soya her yerde karşınıza çıkabilir mesela mantıların içine koyulan kıymalarda genellikle ucuz olduğu için soya kıyması kullanılır.Ucuz protein tozlarında da soya proteini kullanılır.Bu nedenle alacağınız her yiyeceğin etiketini okumanızı tavsiye ederim.

Kaynaklar:

  1. Dietary isoflavone intake and all‐cause mortality in breast cancer survivors: The Breast Cancer Family Registry. Cancer, juin 2017
  2. Soy food and isoflavone intake in relation to semen quality parameters among men from an infertility clinic. Human Reproduction, 2008
  3. Dietary intake of isoflavones and coumestrol and the risk of prostate cancer in the Prostate, Lung, Colorectal and Ovarian Cancer Screening Trial. International Journal of Cancer, 2017.
Author

Comments are closed.