Toronto Üniversitesindeki araştırmacılar 100’den fazla gıdayı analiz ettiler ve östrojen içeriğine göre kategorize
ettiler.Bu listedeki en yüksek östrojenik gıdalar şunlardır.

# 1:Soya fasulyesi

Soya 100 gram başına vitamin 100.000 mikrogram fitoöstrojen içerir bazı insanlar soyayı her ne kadar sağlıklı gıda olarak düşünse de daha önceki soya makalemizde de bahsettiğimiz gibi biz soyayı önermiyoruz.Soya ile ilgili sorun, en sık yenen gıdalara bir bileşen olarak eklenmesidir.Kilerinizi bir tarayın ve muhtemelen birçok üründe soya bulacaksınız. Ortalama bir Amerikalı, kalorisinin %30’undan fazlasını soya fasulyesi yağından alır.Ayrıca, ABD’de soya %93 genetiği değiştirilmiş bir üründür.Çalışmalar, en yüksek miktarda soya tüketen erkeklerin en düşük miktarda sperm konsantrasyonuna sahip olduklarını bulmuştur. Başka bir çalışmada, 21 günlük soya proteini içen erkekler testosteron ve dihidrotestosteron seviyelerinde önemli düşüşler yaşamıştır.

# 2: Keten Tohumu

Keten tohumu 100 gram başına 400.000 mikrogram fitoöstrojen içerir. Bu soyadaki fitoöstrojenlerin 4 katıdır.Ama anlamak için önemli bir nokta keten tohumu lignanlar olarak bilinen bir fitoöstrojen içermesidir. Bağırsağımızdaki probiyotik bakterilerin lignanları düzgün bir şekilde sindirebildiğini gösteren bazı araştırmalar vardır ve bu genel östrojenik etkiyi önemli ölçüde azaltabilir. Keten tohumu erkek sağlığı üzerindeki etkileri hakkında çok fazla araştırma yoktur, ancak ağır miktarda keten tohumu tükettikten sonra bir üniversite öğrencisinin testosteron seviyelerinin yarıya indirildiğine dair bazı anekdot kanıtları vardır. Keten tohumu içindeki yüksek fitoöstrojen içeriği göz önüne alındığında,ben tamamen kaçınıyorum.

# 3: Buğday ve Diğer Tahıllar

Kaç kez bakkal gittiğinizde daha sağlıklı bir seçenek olarak tam tahıllı ekmek almayı düşündünüz?Tam tahıllı ekmek 100 gram başına 5.000 mikrogram fitoöstrojen içeriyor. Bu soya fasulyesi ve keten tohumu miktarından daha azdır ancak 5,000 hala çok bir miktardır.Tam tahıllı ekmeğin fitoöstrojenlerde çok yüksek olmasının nedeni susam tohumlarıdır.Buradan anlayacağınız simit de östrojeniktir.2018’de, Scripps Araştırma Enstitüsünde bilim adamları, gıdalardaki iki yaygın östrojen-taklit edici bileşiğin, menopoz sonrası kadınlarda meme kanserini tedavi etmek için kullanılan popüler bir ilaç kombinasyonunun faydalarını kapattığını gösteren bir çalışma yayımladı.

Hücre Kimyasal Biyolojisi’nde yayımlanan araştırma, mısır, arpa, buğday ve diğer tahıllarda kolonileşen zearalenon, östrojen benzeri mantarların, palbociclib / letrozol ilaç kombinasyonunun östrojen karşıtı etkinliğini azalttığını buldu. Metabolomik Merkezi Scripps Merkezi’nin kıdemli çalışma yazarı ve kıdemli doktoru Gary Siuzdak “Palbociclib / letrozole alan meme kanseri hastaları, kseno-östrojen içeren gıdalara maruz kalma durumlarını sınırlandırmayı düşünmelidir” diyor.

İlginçtir ki, zearalenone ayrıca, tahılla beslenen çiftlik hayvanlarında anormal cinsel gelişim ve doğum kusurları ile kızlarda erken meme gelişimiyle de suçlanır. ( Ç )

# 4: Meyan kökü

Siyah meyan kökü birçok farklı ülkede şeker, nefes spreyi ve aroma maddesi olarak tüketilir. Meyan kökü, 100 gram başına yaklaşık 1.000 mikrogram fitoöstrojen içeren glisirizik asit adı verilen aktif maddeyi içerir. Bir çalışmada, Erkeklere bir hafta boyunca her gün 7 gram meyan kökü verildi testosteron seviyelerinin yarı yarıya düştüğü görüldü. Çalışmanın bir başka noktası da meyan kökü diyetlerinden kesildikten sonra testosteon seviyelerinin hemen yükselmesidir.

# 5: Konvansiyonel Süt Ve Et

Çiftlik ortamındaki hayvanlar üç şeye maruz kalır: Birincisi ekzojen hormonlardır, böylece hayvanlar mümkün olduğunca hızlı büyür.İkincisi doğal olmayan bir yemdir ve çim yemesi gereken hayvanlar tahıllarla beslenirler. Üçüncü şey antibiyotiklerdir,çünkü hayvanlar yapay olarak hızlı bir şekilde büyümekten ve doğal olmayan bir diyet yemekten hastalanırlar.İranlı araştırmacılar,hayvanlardan gelen tüm yiyeceklerin bir dereceye kadar 17β-estradiol ve metabolitleri içerdiğini belirten bir inceleme çalışması yayımladı.Bu yüzden östrojenlere maruz kalma, vejetaryen olmayan bir diyette kaçınılmazdır. Bilim adamları bazı önemli gerçeklere dikkat çekiyor:

Soya kullanımı süt ve et hayvansal üretiminde yaygındır.
Soya ve diğer baklagiller fitoöstrojen bakımından zengindir ve “bağırsak bakterileri tarafından östrojenik aktiviteye sahip hormon benzeri bileşiklere dönüştürülür.
Fitoöstrojenler hem inek sütünde hem de anne sütünde transfer edilmiş gibi görünmektedir.
17-β-östradiol ayrıca domuz, inek ve tavuk etlerinde de bulunur. ( Ç )

Ortalama ABD vatandaşı 647 kilo süt tüketiyordu. ( Ç ) Ve tipik Batı diyetindeki östrojenlerin yüzde 60 ila 80’i herhangi bir yerde süt ve diğer süt ürünlerinden geliyor. ( Ç ) Bu yüksek oranda testis ve prostat kanseri ile bağlantılıdır. ( Ç )

Bununla birlikte, geleneksel et ve süt ürünlerinin zararlı olduğunu gösteren uzun vadeli bir araştırma yoktur ancak yine de bu alandaki araştırmaların çoğunluğunun Gıda Endüstrisi devlerinin kendileri tarafından desteklendiğini unutmayın.

Author

Comments are closed.